Hangi araçla gideceğiz?
¿Con qué vehículo iremos?
İspanyolca yolculuk araçları dersimizde tekrar karşımızda çok fazla kelime var. Şimdi yolculuk yaparken hangi araçlar kullanılır? Ya da ispanyaya özel fiilller var mı?
Aslında kuracağımız örnek cümlelerle bazı kelimeleri benimseyeceksiniz. Açıkcası, araç olarak kullanılan çoğu kelimeye hakimsiniz. Mesela; araba, otobüs ve bunun gibi. Kelimeleri öğrenmek için muhakkak bir çok cümle kurmalıyız. Ve her zaman söylediğim gibi tekrar ve pratik çok önemli.
Aynı zamanda, takıldığınız bir yer olursa, konu anlatımlarına da bakabilirsiniz.
Yolculukla İlgili Kalıplar ve Fiiller
Yolculuk yaparken ya da yapacakken , bu konuda hangi fiiller sık kullanılır? Şimdi onlara ve örneklere bakalım.
| Fiil | Anlamı | Açıklama |
|---|---|---|
| Viajar | Seyahat etmek | En temel yolculuk fiili |
| Ir (a) | Gitmek | Yön belirtirken kullanılır |
| Salir | Yola çıkmak | Uçuşlar/trenler için: “El tren sale a las 10.” |
| Llegar | Varmak, ulaşmak | Hedefe ulaştığında |
| Conducir | Araç sürmek | (İspanya’da yaygın), Latin Amerika: manejar |
| Tomar | Ulaşım aracına binmek | “Tomar el autobús” = Otobüse binmek |
| Subir / bajar | Binmek / inmek | “Subir al tren”, “bajar del autobús” |

örneğin;
Voy al trabajo en autobús.
İşe otobüsle gidiyorum.

örneğin;
El tren sale a las ocho en punto.
Tren tam saat sekizde kalkıyor.

örneğin;
Llegamos al aeropuerto muy tarde.
Havaalanına çok geç vardık.
örneğin;
Me gusta viajar a otros países.
Başka ülkelere seyahat etmeyi seviyorum.
Mi padre conduce muy bien.
Babam çok iyi araba kullanır.
Not: Latin Amerika’da bu cümlede “conduce” yerine maneja da kullanılabilir.
Tomamos el autobús a las 7.
Saat 7’de otobüse bindik.
Subí al tren en la estación central.
Merkez istasyonda trene bindim.
Bajé del coche frente a mi casa.
Evim önünde arabadan indim.

örneğin;
Seyahat etmeyi seviyorum.
Me gusta viajar.

örneğin;
Uçakla seyahat ettim.
Viajé en avión.
Uçakla seyahat etmeyi seviyorum.
Me encanta viajar en avión.

örneğin;
Trafik çok yoğun.
Hay mucho tráfico.
örneğin;
Madrid’e gidiyorum.
Voy a Madrid.
Uçak saat kaçta kalkıyor?
¿A qué hora sale el avión?
Otobüs durağı nerede?
¿Dónde está la parada de autobús?
Tren istasyonuna nasıl giderim?
¿Cómo llego a la estación de tren?
Taksi çağırabilir misiniz?
¿Puede pedir un taxi, por favor?
Şoför çok hızlı sürüyor.
El conductor conduce muy rápido.
İspanyollara Özgü;
- İspanya’da toplu taşıma çok gelişmiştir. Özellikle tren (Renfe), metro, ve otobüs sistemleri çok kullanılır.
- Mesela; “AVE” adında çok hızlı trenleri vardır (Madrid ↔ Barcelona gibi).
- Şehir içi ulaşımda “el tranvía” (tramvay) yalnız bazı şehirlerde yaygındır (Valencia, Sevilla gibi).
- Ulaşım tarifeleri genellikle dakiktir ama kırsalda gecikmeler olabilir.
Araba kullanmak
| Türkçe | İngilizce | İspanyolca | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Araba kullanmak | driving a car | conducir un coche | İspanya’da “conducir” kullanılır |
| manejar un auto | Latin Amerika’da “manejar” yaygın | ||
| Araba sürüyorum | I drive a car | Conduzco un coche Manejo un auto |
Bisiklet sürmek
Bisiklet sürmek eylemi ,montar ya da andar fiilleri kullanarak yapılıyor. Şimdi bu fiillerin durumuna bakalım.
| Türkçe | İngilizce | İspanyolca | |
|---|---|---|---|
| Bisiklet sürmek | cycling | ✅ montar en bicicleta | Daha tarafsız ve yaygın kullanım |
| Bisiklet sürüyorum | I ride a bike | Monto en bicicleta | |
| Bisikletle gitmek, sürmek | Andar en bicicleta | Daha çok Latin Amerika‘da yaygın |

örneğin;
I+drive+bicycle
ben bisiklet kullanırım.
Yo monto en bicicleta.
I+am+riding+bicycle
ben bisiklet kullanıyorum.
Estoy andando en bicicleta.
örneğin;
Bisiklete binmek eğlencelidir.
Andar en bicicleta es divertido.
(Andar en bicicleta.bisiklet sürmek/divertido-eğlenceli)
Taksiyle trene gittim
Fui al tren en taxi
(fui-gittim/al tren-trene/en taxi-taksi ile)
la ambulancia es llega tarde.
( llega tarde-geç gelmek)
Ambulans gecikti.

örneğin;
Bu araba bir antikadır.
This car is an antique.
Este coche es una antigüedad.
Basit cümlelerden biraz karmaşık cümlelere geçelim.
Örneğin;
Seyahat etmenin en güvenli yolu uçaktır.
La forma más segura de viajar es en avión.
The safest way to travel is by plane.
Motosiklet sürmek zevkli ama aynı zaman da tehlikelidir.
Conducir una motocicleta es divertido, pero también un poco peligroso.
Riding a motorcycle is fun, but also a little dangerous.

örneğin;
Okula giderken yaya geçidinden geçmelisin!
¡Tienes que cruzar el paso de peatones de camino a la escuela!
You have to cross the crosswalk on your way to school!















