Hangi araçla gideceğiz?
Con quale veicolo andremo?
İtalyanca yolculuk araçları sayfamızda yolculuk yaparken kullanılan araçlar ve bu araçları kimler kullanıyor bu kelimeleri öğreniyoruz. Bu kelimelerle yeni cümleler yaparak konuyu zenginleştiriyoruz.
Yolculuk araçları
İtalyanca yolculuk araçları İle ilgili hangi fiiller ,cümleler gerekli?
| ARAÇ | VEHİCLE | VEICOLO |
| Araba kullanmak | driving a car | guidando una macchina |
| bisiklet sürmek | cycling | İl Ciclismo |
örneğin;
Bisiklete binmek eğlencelidir.
Andare in bicicletta è divertente.
Andare in bicicletta-bisiklet sürmek.
divertente-eğlenceli
Taksiyle trene gittim
Sono andato al treno in taxi
andato-gittim.
al treno-trene.
in taxi-taksi ile

örneğin;
l’ambulanza è in ritardo.
in ritardo-geç gelmek
Ambulans gecikti.

örneğin;
Bu araba bir antikadır.
This car is an antique.
Questa automobile è un pezzo d’antiquariato.
Basit cümlelerden biraz karmaşık cümlelere geçelim.

örneğin;
Kamyonet ile inşaat malzemeleri taşıyoruz.
Trasportiamo materiali da costruzione con camioncino.
We transport construction materials by pickup truck.
örneğin;
Arabası yeni ve çok şık.
La sua auto è nuova e molto elegante.
Her car is new and very stylish.
Okula giderken yaya geçidinden geçmelisin!
Devi attraversare passaggio pedonale per andare a scuola!
You have to cross the crosswalk on your way to school!
Seyahat etmenin en güvenli yolu uçaktır.
Il modo più sicuro per viaggiare è l’aereo.
The safest way to travel is by plane.

örneğin;
Motosiklet sürmek zevkli ama aynı zaman da tehlikelidir.
Andare in motociclo è divertente, ma è anche un po’ pericoloso.
Riding a motorcycle is fun, but also a little dangerous.
örneğin;
Ambulans hızlıca hastaneye gitmek için yola çıktı.
L’ambulanza si stava rapidamente dirigendo verso l’ospedale.
The ambulance was on its way to the hospital quickly.
Bisikletimle her sabah parkta tur atarım.
Ogni mattina vado in bicicletta nel parco.
I ride my bike in the park every morning.
Feribotla adaya gitmek çok keyifli.
È molto piacevole andare sull’isola in traghetto.
It is very pleasant to go to the island by ferry.
Gemi limana demirledi ve yükleri boşaltıldı.
La nave attraccò in porto e il suo carico fu scaricato.
The ship docked in port and its cargo was unloaded.

örneğin;
I+drive+bicycle
ben bisiklet kullanırım.
Guidò la bicicletta
I+am+riding+bicycle
ben bisiklet kullanıyorum.
Sto andando in bicicletta.

örneğin;
Araba bugün tamircide tamir ediliyor.
Oggi l’auto è in riparazione dal meccanico.
The car is being repaired at the mechanic today.


















