TAMAMLANMAMIŞTIR.
Konumuz “şimdiki zaman hikayesi” Pretérito Perfecto Compuesto da diyebiliriz. Bileşik zamandır.
Haber kipi
| Zaman | Anlamı | İngilizce Anlamı (Yaklaşık) |
|---|---|---|
| Presente Simple | Geniş Zaman, Şimdiki Zaman | Simple Present |
| Pretérito Imperfecto | Sürekli Geçmiş Zaman, Geçmişte Alışkanlık | Past Continuous, Used to, Simple Past (bazı durumlarda) |
| Pretérito Indefinido | Di’li Geçmiş Zaman, Belirli Geçmiş | Simple Past |
| Futuro Simple | Gelecek Zaman | Simple Future (will) |
| Condicional Simple | Şart Kipi (basit), Gelecekteki Olasılık | Simple Conditional (would) |
| Pretérito Perfecto Compuesto | Yakın Geçmiş Zaman, Şimdiki Zamanın Hikayesi | Present Perfect (have/has + past participle) |
| Pretérito Pluscuamperfecto | Miş’li geçmiş zaman | Past Perfect / Pluperfect (had + past participle) |
| Futuro Compuesto | Gelecekte Tamamlanmış Gelecek Zaman | Future Perfect (will have + past participle) |
| Pretérito Anterior | mişli geçmiş zaman hikayesi(edebi) | Past Anterior / Preterite Perfect (had + past participle – hemen önce) |
| Condicional Compuesto | Şart Kipinin Geçmişi (bileşik) | Conditional Perfect (would have + past participle) |
Bileşik zamanlar
| Zaman | Yar. Fiil + ortaç | Anlamı | İngilizce Anlamı |
|---|---|---|---|
| Pretérito Perfecto Compuesto | haber (şimdiki) + -ado/-ido | Yakın Geçmiş Zaman, Şimdiki Zamanın Hikayesi | Present Perfect (have/has + past participle) |
| Pretérito Pluscuamperfecto | haber (geçmiş) + -ado/-ido | Geçmişin Geçmişi | Past Perfect / Pluperfect (had + past participle) |
| Futuro Compuesto | haber (gelecek) + -ado/-ido | Gelecekte Tamamlanmış Gelecek Zaman | Future Perfect (will have + past participle) |
| Condicional Compuesto | haber (şart) + -ado/-ido | Şart Kipinin Geçmişi (bileşik) | Conditional Perfect (would have + past participle) |
| Pretérito Anterior (edebi) | haber (belirli geçmiş) + -ado/-ido | Çok Yakın Geçmişin Geçmişi | Past Anterior / Preterite Perfect (had + past participle – hemen önce) |
| Pretérito Perfecto de Subjuntivo | haber (dilek-şimdiki) + -ado/-ido | Dilek-Yakın Geçmiş Zaman | Present Perfect Subjunctive (have/has + past participle) |
| Pretérito Pluscuamperfecto de Subjuntivo | haber (dilek-geçmiş) + -ado/-ido | Dilek-Geçmişin Geçmişi | Past Perfect Subjunctive (had + past participle) |
| Futuro Perfecto de Subjuntivo (edebi) | haber (dilek-gelecek) + -ado/-ido | Dilek-Gelecekte Tamamlanmış Gelecek Zaman | Future Perfect Subjunctive (will have + past participle – nadir) |
İspanyolca’da temel olarak üç önemli geçmiş zaman kipi vardır:
- Pretérito Perfecto Compuesto: Yakın geçmiş zaman (şimdiki zamanın hikayesi).
- Pretérito Indefinido: Belirli geçmiş zaman (-di).
- Pretérito Imperfecto: Sürekli geçmiş zaman (-iyordu, -erdi).
Ayrıca;
- Pretérito Pluscuamperfecto: Geçmişin de geçmişi (-mişti).
- Pretérito Anterior: Edebi dilde kullanılan, çok yakın geçmiş zaman.
İspanyolca’da “şimdiki zamanın hikayesi” olarak adlandırabileceğimiz uzaman kipi Pretérito Perfecto Compuesto’dur.
Bu zaman, geçmişte yakın bir zamanda tamamlanmış eylemleri, şu anla bağlantısı olan geçmiş deneyimleri veya devam eden bir zaman dilimi içinde gerçekleşmiş eylemleri ifade etmek için kullanılıyor.
Türkçe’de tam bir karşılığı olmasa da, anlamını aktarmak için farklı yapılar kullanırız.
Nasıl Oluşturulur?
Bu zaman kipi, iki bölümden oluşur:
1. Haber kipinin (Indicativo) şimdiki zamanındaki haber fiilinin çekimli hali ve Pretérito Perfecto Compuesto Çekimleri.
haber fiili (şimdiki zaman çekimi)+ortaç
| Şahıs | Haber (şim.zam) | Ortaç | Anlamı |
|---|---|---|---|
| Yo | he | hablado | konuştum (yakın geçmişte) |
| Tú | has | hablado | konuştun (yakın geçmişte) |
| Él/Ella/Usted | ha | hablado | konuştu (yakın geçmişte) |
| Nosotros/as | hemos | hablado | konuştuk (yakın geçmişte) |
| Vosotros/as | habéis | hablado | konuştunuz (yakın geçmişte) |
| Ellos/Ellas/Ustedes | han | hablado | konuştular (yakın geçmişte) |
2. Esas fiilin geçmiş ortaç hali (Participio Pasado): Fiilin “-ado” veya “-ido” ile biten halidir.
Düzensiz fiillerin geçmiş ortaç hallerini hatırlamak önemlidir (örneğin: hacer -> hecho, decir -> dicho, escribir -> escrito, ver -> visto, volver -> vuelto vb.).
Ne Zaman Kullanılır?
Yakın Geçmişte Tamamlanmış Eylemler: Şu ana yakın bir zamanda bitmiş olayları ifade ediyor. Bu “yakınlık” süresi kişisel algıya ve bağlama göre değişebiliyır (birkaç dakika önce, bugün, bu hafta vb.).
Türkçe karşılığı ; -di’li geçmiş zaman (-dı, -di, -du, -dü): Yakın geçmişte tamamlanmış eylemler için sıklıkla kullanılır. Ancak Pretérito Perfecto Compuesto’nun “şu anla bağlantısı” vurgusu her zaman bu yapıda belirgin olmayabilir.
örneğşn;
Hoy he desayunado tarde.
Bugün geç kahvaltı yaptım.
¿Has visto a Juan esta mañana?
Bu sabah Juan’ı gördün mü?
Hemos terminado el trabajo hace un momento.
İşi biraz önce bitirdik.
Şu Anla Bağlantısı Olan Geçmiş Deneyimler: Geçmişte yaşanmış ancak şu anki durumu etkileyen veya onunla ilgili olan deneyimleri anlatıyor.
Türkçe karşılığı ; –miş’li geçmiş zaman (-mış, -miş, -muş, -müş): Geçmiş deneyimleri veya sonucu şu ana ulaşan eylemleri ifade etmek için kullanılabilir.
örneğin;
Nunca he estado en Japón.
Hiç Japonya’da bulunmadım.
Bu deneyimin sonucu şu anda hala geçerli.
He leído ese libro y me gustó mucho.
O kitabı okudum ve çok hoşuma gitti.
Okuma eylemi geçmişte bitti ama etkisi hala devam ediyor.
Devam Eden Bir Zaman Dilimi İçinde Gerçekleşmiş Eylemler: İçinde bulunduğumuz gün, hafta, ay, yıl gibi henüz tamamlanmamış bir zaman dilimi içinde gerçekleşen eylemleri ifade eder.
Türkçe karşılığı; Zarf ve belirteçlerle desteklenmiş -di’li geçmiş zaman: “Son zamanlarda”, “bu aralar”, “bugün”, “bu hafta” gibi ifadelerle Pretérito Perfecto Compuesto’nun zaman zarfını ve yakınlığını vurgulayabiliriz.
örneğin;
Esta semana hemos ido al cine dos veces.
Bu hafta iki kez sinemaya gittik. (Hafta henüz bitmedi.)
Este año ha viajado mucho.
Bu yıl çok seyahat etti. (Yıl henüz bitmedi.)
Geçmişte alışagelmiş ,tekraralanan eylemleri ifade eder.
Pretérito Imperfecto, geçmişte alışagelmiş, tekrarlanan eylemleri ifade etmek için kullanılıyor. Bu zaman, geçmişte sürekli tekrarlanan veya alışkanlık halinde gerçekleşen eylemleri anlatırken kullanılıyor. Örneğin, çocukken her gün parkta oynamak, her sabah kahve içmek gibi alışkanlık halinde gerçekleşen eylemler Pretérito Imperfecto ile ifade ediliyor.
Örneğin;
Cuando era joven, siempre iba al gimnasio.
Gençken her zaman spor salonuna giderdim.
Los domingos visitábamos a nuestros abuelos.
Pazar günleri büyüklerimizi ziyaret ederdik.
De niña, siempre jugaba con mis muñecas.
Küçükken her zaman oyuncak bebeklerimle oynardım.
Bu cümlelerde Pretérito Imperfecto kullanılarak geçmişte alışkanlık halinde gerçekleşen eylemler anlatılmıştır. Bu zaman, geçmişteki tekrarlanan eylemleri veya alışkanlıkları vurgular.
Başlama ve bitiş zamanları BELLİ DEĞİLDİR.
Pretérito Imperfecto zamanıyla anlatılan eylemlerin başlama ve bitiş zamanları belirli olmayabilir. Bu zaman, geçmişteki bir süreci veya durumu anlatırken kullanılır ve olayın tam olarak ne zaman başladığı veya ne zaman bittiği belirtilmez. Örneğin, “Jugábamos en el parque” (Parkta oynuyorduk) cümlesinde, oyunun ne zaman başladığı veya ne zaman bittiği belirtilmemiştir. Sadece geçmişte sürekli olarak parkta oynandığı anlatılmaktadır.
Pretérito Imperfecto zamanıyla anlatılan eylemler genellikle süreklilik, tekrarlanma veya alışkanlık vurgusu taşır. Bu nedenle, başlama ve bitiş zamanları belirli olmayabilir. Bu zaman, geçmişteki genel bir durumu veya geçmişte sürekli gerçekleşen bir eylemi ifade etmek için kullanılır.
örneğin;
Okula geldiğimde ,kar yağıyordu.
Cuando llegué a la escuela, nevaraba. (Aynı anda meydana gelen iki eylem var.)
When I got to school, it was snowing.
Okula gelmek: Okula gelme eylemi bitmiştir. Yağmur yağmak: Ama karın ne zaman biteceği belli değildir.
2. Daha yeni başlamış veya başlatılması düşünülen eylemler için de kullanılır.
örneğin;
Annemle parka gitmek istiyordum.
Yo quería ir al parque con mi madre.
I wanted to go to the park with my mother.
3. Alışageldiğimiz olayları anlatırken :(used to-would)
örneğin;
Her sabah ilaç alırdım.
Solía tomar medicamentos todas las mañanas.
I used to take medicine every morning.
Her cuma sinemaya giderdik.
Fuimos al cine todos los viernes.
We went to the cinema every Friday.
Her yıl tatile giderdik.
We went on vacation every year.
Nos iba de vacaciones todos los años.
Ben sık sık basketbol oynardım.
A menudo jugaba al baloncesto.
I often played basketball.
KESİLEN VE DEVAM EDEN BİR EYLEM HAKKINDA KONUŞMAK

Eskiden çok gülerdi.
She used to laugh a lot.
Ella solía reírse mucho.
GEÇMİŞ ÖZELLİKLERİ (YAŞ, BOY, VB.) TANIMLAMAK
örneğin;
Mi hijo solía pintar buena imagen a los 3 años.
My son used to paint good picture at 3 years old.
Oğlum 3 yaşında iyi bir resim çiziyordu.
GEÇMİŞ KOŞULLARI TANIMLAMAK
örneğin;
Yıllar önce bu şehirde çok ağaç vardı.
Hace muchos años había muchos árboles en esta ciudad.
Many years ago there were many trees in this city.
GEÇMİŞ HİSLERİ TANIMLAMAK
örneğin;
Eskiden seni çok severdim.
I used to love you so much.
Yo solía amarte mucho.
Birisinin seneler önceki yaşını söylerken kullanabiliriz.

Oğlum 3 yaşında konuşuyordu.
Mi hijo hablaba a la edad de 3 años.
My son was speaking at the age of 3 years.
Bazı zarflar
| her yıl | cada año | every year |
| bazen | a veces | Sometimes |
| her zaman,hep | siempre | always |
| sıklıkla | frecuentemente | frequently |
| her ay | cada mes | each month |
| o günlerde | en aquella época | at that time |
| çocukken | de niño | as a child |
| sık sık | menudo | often |
| gençken | de joven | as a young |
örneğin;
Duş yaparken hep şarkı söylerdim.
I always sang while showering.
Siempre cantaba mientras me duchaba.
örneğin;
han: haber fiili onlar şahıs zamiri çekimi
ido: ir (gitmek) fiilinin ortacı
Misafirler şimdi gitti.
Los huéspedes de la casa se han ido ahora.
ha: haber fiili o şahıs zamiri çekimi (0 bitti)
terminado:terminar (bitmek)fiilinin ortacı,ado
Film şimdi bitti.
La película ha terminado ahora.
The movie have finished now.
Comido : comer (yemek yemek-Eat) fiilinin ortacı
han: haber fiili onlar şahıs zamiri çekimi
They have eaten their breakfast.
Ellas /ellos han comido su desayuno.
Kahvaltılarını yediler.

o filmi izledi.
ella ha visto esa película.
she have watched that movie.

ella ha comprado ese sombrero de Italia.
O şapkayı İtalya’dan aldı.
She has bought that hat from Italy.