İçeriğe geç

İspanyolca ders 36

Spor dalları

İsimler ve nesnelerde konumuz ‘ İspanyolca spor dalları ‘. Öncelikle bu konuyla ilgili soru kalıpları düşünelim. Ayrıca bu konuyla ilgili fiillere cümle kalıplarına bakalım. Geniş cümlelerle sorularımızı soralım.


Spora Özgü Fiiller & İfadeler

Spor dalları konumuzda bu konuyla beraber özellikle kullanılan bazı fiiller ve ayrıca cümle kalıplara bakalım.


FiilAnlamı
Jugar (a)Spor oynamak (topla)
HacerSpor yapmak
PracticarAntrenman yapmak, uygulamak
CompetirYarışmak
Entrenar(se)Antrenman yapmak
LucharGüreşmek / mücadele etmek

Şimdi Oynamak fiili  -jugar için iki zaman çekimine bakalım.

Jugar- şimdiki zaman

Ben oynuyorumYoEstoy jugandoI’m playing
Sen oynuyorumestás jugandoyou are playing
O oynuyorél /ellaestá jugandois playing
Biz oynuyoruznosotros/asestamos jugandowe’re playing
Siz oynuyorsunuzvosotros/asestáis jugandoyou are playing
Onlar oynuyorlarellos/asestán jugandothey are playing

Jugar- pretérito indefinido

Ben oynadımYojuguéI played
Sen oynadınjugasteYou played
O oynadıél /ellajugóHe played
Biz oynadıknosotros/asJugamosWe played
Siz oynadınızvosotros/asjugasteYou played
Onlar oynadılarellos/asJugaronThey played


Bazı kullanımlar;

Mesela; Spor dalları ile uğraşanların kullandığı cümle kalıpları nelerdir?

örneğin;
Ser aficionado/a a… → Bir spora meraklı olmak.
Soy aficionado al béisbol. 
Beyzbola meraklıyım.


örneğin;.
Jugar al fútbol → Futbol oynamak.
Juego al fútbol.
Futbol oynuyorum.
Hacer yoga / pilates / gimnasia → Yoga yapmak, jimnastik yapmak.
Hago gimnasia.
Jimnastik yapıyorum.
Compiten en una carrera.
Bir yarışta yarışıyorlar.
Luchan en el campeonato.
Şampiyonada yarışıyorlar.


örneğin;
Her sabah bahçemde yoga yapıyorum.
Hago yoga en mi jardín todas las mañanas.


Japonca spor dalları

örneğin;
Her sabah bisiklete biniyorum.
Practico ciclismo todas las mañanas.


örneğin;
Me entreno todos los días.
Her gün antrenman yapıyorum.


örneğin;
Her gün parkta futbol oynuyor.
Él juega al fútbol en el parque todos los días.
Futbol oynamayı seviyorum.
Me gusta jugar al fútbol.


örneğin;
Çok elma yedim ama şimdi bisiklete bineceğim.
Comí muchas manzanas, pero ahora voy a montar en bicicleta.


örneğin;
Derslerimizi bitirdik, şimdi denize yüzmeye gideceğiz.
Terminamos nuestras lecciones, ahora iremos a nadar al mar.


örneğin;
Hangi sporları yapıyorsun?
¿Qué deportes practicas?
Her gün antrenman yapıyorum.
Entreno todos los días.
Bugün basketbol maçımız var.
Hoy tenemos un partido de baloncesto.


örneğin?
Basketbol boy uzatıyor mu?
¿El baloncesto crece más alto?
Does basketball grow taller?


örneğin?
O bir profesyonel tenis oyuncusu.
Es un jugador profesional de tenis.


Örneğin;
▶️ Hangi sporla ilgileniyorsun?
¿Qué deporte te interesa?
What sport are you interested in?
▶️ Yüzme dersi almak istiyorum, bana yardımcı olur musun?
Quiero tomar clases de natación, ¿me pueden ayudar?
I want to take swimming lessons, can you help me?
▶️ Ülkemizde Amerikan futbolu oynanan yer var mı?
¿Hay algún lugar donde se juegue fútbol americano en nuestro país?
Is there a place where American football is played in our country?


Spor

Spor, İspanyolca konuşulan ülkelerde kültürün ve ayrıca günlük yaşamın önemli bir parçasıdır. Bu ülkelerde hem profesyonel hem de amatör düzeyde pek çok spor dalı yaygın olarak yapılmaktadır. Her ülkenin tarihi, coğrafi ve kültürel özelliklerine göre farklı spor dallarına ilgisi gelişmiştir.


İspanya ve Latin Amerika’ya Özgü:

İspanyolca konuşulan ülkelerde hem yaygın hem de çok ilgi gören spor futboldur. Futbol, sadece bir oyun olmanın ötesinde, insanların duygusal bağ kurduğu, toplumları birleştiren ve ayrıca büyük bir tutkuya dönüşen bir etkinliktir.

İspanya, Arjantin, Meksika, Kolombiya ve Uruguay gibi ülkeler, köklü futbol geleneklerine sahip olup dünyaca ünlü futbolcular yetiştirmişlerdir.

  • Açıkcası , İspanya’da futbol, en popüler spordur. “El Clásico” (Barcelona vs. Real Madrid) hatta ülke genelinde büyük olaydır.
  • Latin Amerika’da da futbol (soccer) çok önemlidir, ama ayrıca:
    • Meksika → lucha libre (güreş)
    • Arjantin → polo, rugby
    • Küba / Dominik Cumhuriyeti → béisbol (beyzbol)
    • Brezilya (Portekizce konuşur ama etkili): capoeira ve voleybol

İspanyolca spor dalları

örneğin;.
Practicar natación → Yüzme sporu yapmak.
Ben yüzme sporlarıyla ilgileniyorum.
Estoy interesado en los deportes de natación.
En sevdiğim spor yüzme.
Mi deporte favorito es la natación.


örneğin;
Mi hermano juega en un equipo de baloncesto de la escuela.
Kardeşim okulun basketbol takımında oynuyor.


örneğin;
Onlar voleybol oynuyorlar.
Ellos/ellas juegan voleibol
They play volleyball.
Me encanta jugar al fútbol con mis amigos los fines de semana.
Hafta sonları arkadaşlarımla futbol oynamayı çok seviyorum.
Voy a tomar clases de tenis este verano.
Bu yaz tenis dersleri almaya gideceğim.



Bir Cevap Yazın