İngilizce edat, bir isim veya zamirin ilişkisini, yerini, zamanını veya yöntemini belirtmek için kullanılan kelime grubudur.
İçindekiler
Genellikle isim tamlaması veya zamir takip eder.
İşte İngilizce edatları sınıflandıran ve örneklerle açıklayan bir rehber:
Yer Edatları
Yer edatları, bir nesnenin veya bir olayın konumunu belirtmek amacıyla kullanılan edatlardır. Bu edatlar, nesnelerin, yerlerin veya olayların bulundukları konumu ifade etmek için kullanılır.
At
Anlamı : -de, -da, -e, -a
örneğin;
I’m at the park.
Ben parktayım.
In
Anlamı : içinde, -da, -de

örneğin;
She is in the car.
O arabada.
On
Anlamı : üstünde, -da, -de

örneğin;
The book is on the table.
Kitap masanın üstünde.
Under
Anlamı : altında

örneğin;
The cat is under the bed.
Kedi yatağın altında.
Between
Anlamı : arasında
örneğin;
The library is between the school and the bank.
Kütüphane okul ile banka arasında.
Zaman Edatları
Zaman edatları, bir olayın, durumun veya eylemin ne zaman gerçekleştiğini belirtmek amacıyla kullanılan edatlardır. Bu edatlar, zamanla ilgili bilgileri daha spesifik hale getirir ve cümlenin anlamını netleştirir.
At
Anlamı : -de, -da, -e, -a (belirli saatlerde)

We’ll meet at 10 o’clock.
Saat 10′de buluşacağız.
In
Anlamı : içinde, -da, -de (belirli zaman dilimlerinde)
örneğin;
She was born in 1990.
O 1990′da doğdu.
On
Anlamı : -de, -da (belirli günlerde veya tarihlerde)
örneğin;
I have a meeting on Monday.
Pazartesi günü bir toplantım var.
Since
Anlamı : -den beri
örneğin;
They have been friends since childhood.
Çocukluklarından beri arkadaşlar.
Until
Anlamı : -e kadar
örneğin;
The store is open until 9 PM.
Mağaza 9′a kadar açık.
Yön Edatları
Yön edatları, bir nesnenin, bir yerin veya bir yönelmenin konumunu belirtmek için kullanılan edatlardır. Bu edatlar, bir şeyin hareket etme yönünü, bir nesnenin konumunu veya bir durumun yerini ifade etmek için kullanılır.
To
Anlamı : -e, -a
örneğin;
I’m going to the beach.
Plaja gidiyorum.
From
Anlamı : -den, -dan
örneğin;
She comes from Germany.
O Almanya’dan geliyor.
Into
Anlamı : içine
örneğin;
The cat jumped into the box.
Kedi kutunun içine atladı.
Out of
Anlamı : dışından
örneğin;
They came out of the house.
Evin dışından çıktılar.
Towards
Anlamı : -e doğru
örneğin;
We walked towards the city center.
Şehir merkezine doğru yürüdük.
Yöntem Edatları
By
Anlamı : ile, vasıtasıyla
örneğin;
I go to work by bus.
İşe otobüsle giderim.
With
Anlamı : ile, birlikte
örneğin;
She likes to cook with her sister.
O kardeşiyle birlikte yemek yapmayı sever.
Through
Anlamı : aracılığıyla
örneğin;
I learned about it through the internet.
Bunu internet aracılığıyla öğrendim.
Via
Anlamı : üzerinden, üzerinden geçerek
örneğin;
We traveled to Italy via France.
Fransa üzerinden İtalya’ya seyahat ettik.
Using
Anlamı : kullanarak
örneğin;
He fixed the shelf using a hammer.
Rafı bir çekiç kullanarak tamir etti.
Bu tablo, İngilizce’de yaygın olarak kullanılan edatları ve ne amaçla kullanıldıklarını göstermektedir. Ancak, İngilizce edat kullanımı bazen belirli bağlamlara ve ifadelerin anlamına bağlı olarak değişebilir. Dolayısıyla, pratik yaparak edatları daha iyi anlamak ve kullanmak önemlidir.
Başka bazı İngilizce edatlar
İngilizce edat ve Türkçe anlamlarını içeren bir tablo ve aşağısında birkaçı ile ilgili örnek cümleler,
| İngilizce Edatlar | Türkçe Anlamları |
|---|---|
| About | Hakkında |
| Above | Üzerinde |
| Across | Karşısında |
| After | Sonra |
| Against | Karşı |
| Along | Boyunca |
| Among | Arasında |
| Around | Etrafında |
| As | Olarak |
| At | -de, -da, -e, -a |
| Before | Önce |
| Behind | Arkasında |
| Below | Altında |
| Beside | Yanında |
| Between | Arasında |
| By | -e, -a, vasıtasıyla |
| Down | Aşağı |
| During | Sırasında |
| For | İçin |
| From | -den, -dan |
| In | içinde, -de, -da |
| Into | İçine |
| Near | Yakınında |
| Of | -ın, -nin |
| Off | Uzakta |
| On | -de, -da |
| Over | Üzerinde |
| Through | Aracılığıyla |
| To | -e, -a |
| Under | Altında |
| Until | Kadar |
| Up | Yukarı |
| With | İle, birlikte |
| Without | Olmadan |
About: hakkında
örneğin;
We had a discussion about the movie.
Film hakkında bir tartışma yaptık.
Above: üzerinde, yukarıda
örneğin;
The bird is flying above the clouds.
Kuş bulutların üzerinde uçuyor.
Below: altında, aşağıda
örneğin;
The keys are below the newspaper.
Anahtarlar gazetenin altında.
Behind: arkasında
örneğin;
The car is parked behind the building.
Araba binanın arkasına park edilmiş.
Beside: yanında, bitişiğinde
örneğin;
Sit beside me.
Benim yanıma otur.
Beyond: ötesinde
örneğin;
The mountains are beyond the river.
Dağlar nehrin ötesinde.
Within: içinde, dahilinde
örneğin;
Please stay within the designated area.
Lütfen belirlenen alan içinde kalın.
Without: olmadan
örneğin;
I can’t imagine my life without you.
Sen olmadan hayatımı hayal edemem.
Near: yakınında, yanında

örneğin;
There is a park near our house.
Evimize yakın bir park var.
Across: karşısında, karşıya
örneğin;
The store is across the street.
Mağaza caddenin karşısında.