Present Simple (Geniş Zaman)
Bu dersimizde Geniş/zaman ile ilgili kısa konu anlatımı dışında 10 ayrı fiil de öğreniyoruz. Geniş/zaman nedir ne zaman kullanırız; Alışkanlıklar ve her zaman yapılan şeyler hakkında cümle kurmak istediğimizde bu zamanı kullanırız. Bu basit derslerimiz dışında zaman konu anlatımına da bakabilirsiniz.
Take
Geniş/zaman Konumuza geçmeden önce bazı fiillerin bir çok anlamı var onlardan bazılarına bakalım..”take” fiili İngilizcede çok geniş bir anlam yelpazesinde kullanılır. Temelde “almak” anlamına gelse de, bağlama göre farklı anlamlar ve kullanımlar ortaya çıkabilir. Şimdi birkaçına bakalım.
1. Almak / İleriye götürmek
Anlamı: Bir şeyi elde etmek veya almak; bir şeyi farklı bir yere taşımak veya götürmek.

örneğin;
I take my book to school every day.
Her gün kitabımı okula alırım.

örneğin;
I take a cup of coffee in the morning.
Sabahları bir fincan kahve içerim.
Mesela;
Zaman Almak: Bir şeyi yapmak için belirli bir süreye ihtiyaç duymak.
İçmek / Yutmak : Yiyecek veya içecek tüketmek.
Götürmek : Bir şeyi bir yerden başka bir yere taşımak.
Bir pozisyonu almak / iş / görev üstlenmek: Bir rol, iş veya pozisyon üstlenmek.
geniş zaman
Temel kural (en önemli şey)
👉 Bu “-s takısı” Present Simple’ın en önemli kuralıdır. Örnek olarak tablolar;
| I / You / We / They | I work, they eat Ben çalışıyorum, onlar yemek yiyor. | fiilin yalın hali |
| He / She / It | He works, she eats O çalışıyor, o yiyor. | fiile -s / -es gelir |
-s / -es ekinin kuralları
| Bazı fiillerde sadece | -s | read → reads |
| bazılarında | -es gelir | go → goes |
| 👉 Eğer fiil : -o, -ch, -sh, -ss, -x ile bitiyorsa | -es alır | watch → watches |
“y” ile biten fiiller
| sessiz + y | y düşer, -ies gelir | study → studies |
| sesli + y | sadece -s | play → plays |
❗ Olumsuz ve soru yapısı (çok önemli)
Geniş/zaman İçin en kritik yapı burada:
Olumsuz:
örneğin;
I do not (don’t) work.
Ben çalışmıyorum.
He does not (doesn’t) work.
O çalışmıyor.
Soru:
örneğin;
Do you work?
Çalışıyor musunuz?
O çalışıyor mu?
Does he work?
👉 Burada dikkat: mesela;
“does” gelince fiil tekrar yalın hale döner.
❌ He doesn’t works .
o çalışmıyor.
✅ He doesn’t work.
o çalışmıyor.
⭐ Özel fiil: to be
Bu fiil tamamen farklıdır. Mesela;
- I am
- You are
- He is
Olumsuz:
- I am not
- He is not
Soru:
- Are you?
- Is he?
“To be” fiilinin bu halleri geniş zamanda özellikle kim olduğumuzu, ne yaptığımızı ya da bir durumun var olup olmadığını ifade etmek için kullanılır.
“Do/Does” sadece olumlu fiiller ve eylemler ile kullanılır, fakat “to be” fiilinde “do/does” kullanılmaz.
örneğin;
I am a student.
Ben bir öğrenciyim.
I do my homework every day.
Her gün ödevimi yaparım.
🧠 Kısaca en önemli 3 şey:
| He/She/It | -s takısı | |
| Olumsuz & soru | do / does kullanılır | |
| “does” varsa | fiil yalın olur |
💡 Önemli Not
Simple: her zaman / genelde.
Continuous: şu an
👉 Örnek olarak fark:
- I eat → (Genelde yerim)
- I am eating → (Şu an yiyorum)
zaman zarfları
Geniş Zaman (Present Simple) Zarfları
| İngilizce Zarf | Türkçe Anlamı |
|---|---|
| always | her zaman |
| usually | genellikle |
| often | sık sık |
| frequently | sıkça |
| sometimes | bazen |
| occasionally | ara sıra |
| rarely | nadiren |
| seldom | seyrek olarak |
| never | asla |
| every day | her gün |
| every week | her hafta |
| every month | her ay |
| every year | her yıl |
| on Mondays | pazartesileri |
| in the morning | sabahları |
| at night | geceleri |
resimli örnekler

örneğin;.
CUT : kesmek
She cuts paper.
O kağıt keser.

örneğin;.
BREAK :kırmak
He breaks a toy.
O bir oyuncağı kırar.

örneğin;.
FİX : tamir etmek
He fixes his toy.
O oyuncağını tamir eder.

örneğin;.
PAİNT/COLOR :boyamak
She paints a picture.
O bir resim boyar.

örneğin;.
DRAW :çizmek
He draws a big tree.
O büyük bir ağaç çizer.

örneğin;.
CREATE :oluşturmak
She creates a new game.
O yeni bir oyun oluşturur.

Örneğin;.
BUİLD :inşa etmek
He builds a toy house.
O bir oyuncak ev inşa eder.

örneğin;.
COME : gelmek
I come home early everyday.
Eve hergün erken gelirim.

örneğin;.
TAKE : Fotoğraf çekmek
She takes a photo
O bir resim çeker.

örneğin;.
MAKE : yapmak
She makes a cake every week.
O her hafta bir pasta yapar.

örneğin;.
GİVE : vermek
She give a gift every birthday.
O her yaşgününde hediye verir.

örneğin;.
FİND : bulmak
Ben her zaman kedimi bulurum.
I always find my cat.

örneğin;.
THINK : düşünmek
He often thinks a lot.
O genellikle çok düşünür.

örneğin;.
TELL : anlatmak/söylemek
He tells stories to children every Sunday.
o her pazar günü çocuklara hikayeler anlatır

örneğin;.
TELL : anlatmak/söylemek
He tells stories to children every Sunday.
o her pazar günü çocuklara hikayeler anlatır

örneğin;.
USE : kullanmak
O, telefonunu geceleri kullanır.
She uses her phone at night.

örneğin;.
CALL : aramak
She always calls her brother in the morning.
O kardeşini her zaman sabah arar.

örneğin;.
TRY : denemek
She often tries to swim.
O sıkça yüzmeyi dener.
Matematik gibi temel dersleri etkili bir şekilde öğrenmek için Khan Academy‘nin ücretsiz kaynaklarından yararlanabilirsiniz. Detaylı dersler için buraya tıklayın.










