Banyo eşyaları, günlük hayatta kişisel temizlik ve bakım için kullandığımız nesnelerdir. Bu kelimeleri öğrenmek, günlük rutinimizi anlatmamıza ve basit İngilizce cümleler kurmamıza yardımcı olur. Bu konuda, banyo eşyalarını, bu eşyalarla kullanılan fiilleri ve bunları zarflar ile edatlarla nasıl kullanacağımızı öğreneceğiz. Şimdi banyo eşyaları ve ayrıca fiil ve birkaç kelimeyi öprenelim. Banyo eşyalarını örnek cümleler ile daha iyi anlayabilirisniz.
Banyo eşyaları ile ilgili cümleler
Konumuzda ilerlerken banyo eşyaları içersinde kullanılan önemli fiillere değinelim. Banyo eşyaları ile ilgili hangi fiilleri kullanırız. Çoğuna günlük yaşamımızda aşinayız. Belki bazılarını da diğer konuların içeriğinde gördük. Şimdi bu fiiller ile önce basit cümleler kuralım.
FİİLLER
| İngilizce Fiil | Türkçe Anlamı |
|---|---|
| brush | fırçalamak |
| to use | kullanmak |
| put on makeup | makyaj yapmak |
| shave | tıraş olmak |
| wash | yıkamak, yıkanmak |
| clean | temizlemek |
| dry | kurulamak |
| rinse | durulamak |
| comb | taramak |
| take a shower/bath | duş / banyo yapmak |
| apply | sürmek |

örneğin;
I use soap.
Sabun kullanırım.

örneğin;
I use soap.
Sabun kullanırım.

örneğin;
I shave every day.
Her gün tıraş olurum.

örneğin;
I dry my hands.
Ellerimi kurularım.

örneğin;
I apply cream.
Krem sürerim.
I brush my teeth.
Dişlerimi fırçalarım.
I put on makeup.
Makyaj yaparım.
I wash my hands.
Ellerimi yıkarım.
I clean the bathroom.
Banyoyu temizlerim.
I rinse my face.
Yüzümü durularım.
I comb my hair.
Saçımı tararım.
I take a shower.
Duş alırım.
Banyo eşyaları kelimeleriyle beraber fiiller ve bazı zarflar ,edatlar da kullanırız. Örnek olarak zarflara bakalım;
Zarflarla Örnekler
| İngilizce | Türkçesi |
|---|---|
| every day | her gün |
| quickly | hızlıca |
| in the morning | sabahları |
| always | her zaman |
| never | asla |
| meanwhile | o sırada |
örneğin;
He quickly dries his hands.
Ellerini hızlıca kurular.
They always clean the sink.
Lavaboyu her zaman temizlerler.

örneğin;
I brush my teeth twice a day.
Dişlerimi günde iki kez fırçalarım.

örneğin;
She washes her face carefully.
Yüzünü dikkatlice yıkar.
Edatlarla Örnekler
Bildiğimiz gibi cümle kurulumunda fiiller, zarflar, edatlar..gibi yardımcı kelimeler olur. Yukarıdaki örneklerimizde zarflara yer verdik şimdi biraz da edat kullanarak cümleler yapalım. Örnek olarak;
| İngilizce | Türkçesi |
|---|---|
| with | ile |
| in | içinde / -de |
| on | üstünde |
| for | için |
| of | -nın / -in |

örneğin;
The towel is on the rack.
Havlu askının üstünde.

örneğin;
The soap is in the sink.
Sabun lavabonun içinde.

örneğin;
The shampoo is next to the shower.
Şampuan duşun yanında.

örneğin;
He stands in front of the mirror.
Aynanın önünde durur.
Şimdi örneklerimizi genişletelim. Karışık cümle kuralım fiil, zarf, edat olsun.
örneğin;
I brush my teeth in the bathroom every morning.
Her sabah banyoda dişlerimi fırçalarım.
She puts the towel on the chair after showering.
Duştan sonra havluyu sandalyenin üstüne koyar.
He washes his hands with soap.
Ellerini sabunla yıkar.
The comb is under the mirror.
Tarak aynanın altındadır.
İngilizcede “başkasına bir şey yaptırmak” ya da “birine bir şey yapmak” için kullanılan özel yapılar var. Türkçedeki “-dırmak / -tmak” anlamına genelde causative (ettirgen) yapılarla karşılık verilir.
Have + Nesne + Fiilin 3. Hali (V3)
Bir işi başkasına yaptırmak anlamı verir.
örneğin;
I have my hair cut.
Saçımı kestiririm.
He had his car washed.
Arabasını yıkattı.

örneğin;
kız kardeşime makyajımı yaptırdım.
I had my sister do my makeup.
She has her makeup done.
Makyajını yaptırır.
Get + Nesne + Fiilin 3. Hali
“Have” ile benzer, ama biraz daha günlük ve bazen uğraşarak yaptırmak anlamı katar.
örneğin;
I get my hair cut every month.
Saçımı her ay kestiriyorum.
She got her nails done.
Tırnaklarını yaptırdı.
Make / Let / Help + Kişi + Fiilin 1. Hali
Birine bir şey yaptırmak / izin vermek / yardım etmek:
örneğin;
I make him clean the bathroom.
Ona banyoyu temizletirim.
She lets her child use the bathroom alone.
Çocuğunun banyoyu tek başına kullanmasına izin verir.
I help her do her makeup.
Onun makyaj yapmasına yardım ederim.
Do something for someone (Birine yapmak)
Eylemi sen yapıyorsan:
örneğin;
I do her makeup.
Onun makyajını yaparım.
She washes the child’s hair.
Çocuğun saçını yıkar.
🧩 Karşılaştırma
I wash my hair.
Saçımı yıkarım.
I have my hair washed.
Saçımı yıkatırım.
I wash her hair.
Onun saçını yıkarım.
Kısaca:
- kendin yaparsan → “wash, brush…”
- başkasına yaptırırsan → “have/get something done”
- birine sen yaparsan → “do something for someone”
Kendine Yapmak / Başkasına Yapmak
| İngilizce (Kendine) | Türkçe | İngilizce (Başkasına) | Türkçe |
|---|---|---|---|
| I take a shower. | Duş alıyorum. | I bathe the child. | Çocuğa duş aldırıyorum. Çocuğu yıkıyorum. |
| I put on makeup. | Makyaj yapıyorum. | I do my friend’s makeup. | Arkadaşıma makyaj yapıyorum |

örneğin;
Bebeği yıkıyorum
I’m bathing the baby a shower.

örneğin;
My father shaves every day.
Babam her gün tıraş oluyor.

örneğin;
I brush my teeth after lunch.
Öğle yemeğinden sonra dişlerimi fırçalıyorum.
örneğin;
I take a shower in the morning.
Sabah duş alıyorum.
The children wash their hands.
Çocuklar ellerini yıkıyor.
She puts on her makeup before going out.
Dışarı çıkmadan önce makyaj yapıyor.
I used coconut shampoo.
Ben Hindistan cevizi şampuanı kullandım
Bağlaçlar (Cümle bağlarken)
Banyo eşyaları ile ilgili cümleler kurarken sık kullanılan bağlaçlara bakalım:
| İngilizce | Türkçesi |
|---|---|
| and | ve |
| but | ama |
| after | …den sonra |
| before | …den önce |
| because | çünkü |
🧩 Örnekler
I use soap, but I don’t use shampoo.
Sabun kullanırım ama şampuan kullanmam.
I use a big towel because it dries better.
Daha iyi kuruduğu için büyük bir havlu kullanırım.
I brush my teeth and wash my face.
Dişlerimi fırçalarım ve yüzümü yıkarım.
I take a shower after running.
Koştuktan sonra duş alırım.
I put on makeup before going out.
Dışarı çıkmadan önce makyaj yaparım.
Vücut ve Ek Örnekler
Daha önceki sayılar dersimizde birkeç organımızdan bahsetmiştik. Şimdi konuyla ilgili diğer organlarımızı da öğrenelim. Örnek olarak;
Eyelash(es) → kirpik(ler).
Nail(s) → tırnak(lar).
My eye has makeup on it.
Gözüm makyajlı.
Our eyes
Bizim gözümüz.
Brown eyes
Kahverengi göz.
Eyelashes and eyebrows
Kirpikler ve kaşlar

örneğin;
There is eyeshadow on the eye.
Gözün üzerinde göz farı var.
Örneğin;
There is mascara on my eyelash.
Kirpiğimin üzerinde rimel var.
Örneğin;
Elim…my hand
Tırnağım… my nail.
Tırnaklarım..my nails
Ojem var….I have nail polish

Örneğin;
Tırnağımda oje var.
There is nail polish on my nail.
Tırnağımın üzerinde yeşil oje var.
There is green nail polishon my nail.

Örneğin;
Tırnağımda oje yok.
There is no nail polish on my nail.

Örneğin;
Tırnaklarımı kısaltmak için törpü kullandım.
I used a nail file to shorten my nails.
Örneğin;
Tırnaklarım uzun değil,kısadır.
My nails are not long but short.(sıfatlar)
Yok, çünkü aseton ile çıkarttım.
No, because I took it off with acetone.

Örneğin;
Ben zenginim..i am rich
Benim parfümüm çok pahalı.
My perfume is too expensive.
Örneğin;
Genç görünmek için allık ve fondöten kullandım.
I used a blush and foundation to seem young.

Örneğin;
Cam bardağın içinde.
Inside a glass.
Cam bardağın içinde 3 adet diş fırçası var , biri yeşil ve biri mavi. Bir adet de dişmacunu var.
There are 3 toothbrushes inside the glass, one is green and one is blue.There is also a toothpaste.
banyo eşyaları arasında nedense herşey kadınlara ait…ama erkeklere ait de bir çok şey mevcut.

Örneğin;
Bu adam traş olmuş.
This guy is shaved.
Örneğin;
Bu adam traş makinası ile traş olmuş.
This man is shaved with shaving machine.

Metin testi
‼️ Metni lütfen öncelikle okuyun. Anlamadıklarınızı not alın. Tekrar başa dönün anlamadığınız kelimeyi cümlenin anlamına göre tanımlamaya çalışın. Sonra türkçesine bakın.
Emma woke up early in the morning. The first thing she did was head to the bathroom. She picked up her toothbrush and carefully brushed her teeth. Meanwhile, her two children were arguing over which toothbrush to use. “Blue or pink?” they asked.
After finishing their brushing, Emma poured some warm water into the bathtub. She added a few drops of lavender-scented bubble bath. Her youngest child squealed with excitement as he splashed in the water.
Emma stepped into the shower, turning on the water just right. She grabbed her shampoo and conditioner, washing her hair thoroughly. Her husband appeared at the door, holding a towel. “All done?” he asked with a smile.
By the time everyone was ready, the bathroom was filled with the warm scent of soap and shampoo. Emma smiled, knowing that even a simple morning routine could bring little moments of happiness to the family.
TÜRKÇESİ
Emma sabah erken uyandı. İlk iş olarak banyoya yöneldi. Diş fırçasını aldı ve dikkatlice dişlerini fırçaladı. Bu sırada iki çocuğu hangi diş fırçasını kullanacakları konusunda tartışıyordu. “Mavi mi yoksa pembe mi?” diye sordular.
Dişlerini fırçaladıktan sonra Emma küvete biraz ılık su doldurdu. Birkaç damla lavanta kokulu köpük banyo ekledi. En küçük çocuğu suyla oynarken heyecanla bağırdı.
Emma duşa girdi ve suyu tam istediği sıcaklığa ayarladı. Şampuan ve saç kremi aldı ve saçlarını iyice yıkadı. Kocası kapıda belirdi, elinde bir havlu vardı. “Hazır mısın?” diye gülümsedi.
Herkes hazır olduğunda, banyo sabun ve şampuanın sıcak kokusuyla dolmuştu. Emma gülümsedi; basit bir sabah rutini bile aileye küçük mutluluk anları getirebilirdi.
Profesyonel becerilerinizi geliştirmek için LinkedIn Learning‘in iş dünyası odaklı kurslarına göz atabilir, kariyerinize değer katacak bilgiler edinebilirsiniz. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın








































