Doğa her yerde – yüksek dağlardan akan nehirler, yemyeşil ormanlardan canlı gökyüzüne kadar. Bu derste İngilizce ve Türkçede doğa ile ilgili kelimeleri öğrenecek, kullanım farklılıklarını, dil bilgisi kurallarını ve ifadeleri karşılaştıracağız.
Bu dersler dışında dilbilgisi konu anlatımlarına da bakabilirsiniz.
| English | Turkish |
|---|---|
| Mediterranean | Akdeniz |
| Atlantic Ocean | Atlantik Okyanusu |
| Indian Ocean | Hint Okyanusu |
| Black Sea | Karadeniz |
| Red Sea | Kızıl Deniz |
| Pacific Ocean | Pasifik Okyanusu |
İfade / Deyim
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor. (Şakır şakır)
It rains cats and dogs
The river is long.
Nehir uzun.
Although it rains, we go outside.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkarız.
It is sunny but cool.
Güneşli ama serin.
Trees and flowers grow here.
Ağaçlar ve çiçekler burada büyür.
The plants grow naturally.
Bitkiler doğal olarak büyür.
Animals move quietly.
Hayvanlar sessizce hareket eder.

örneğin;
Forests are home to animals.
Ormanlar hayvanlara ev sahipliği yapar.

örneğin;
It’s raining cats and dogs today.
Bugün bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.

örneğin;
Tropical forests are humid.
Tropikal ormanlar nemlidir.
Doğa ile ilgili kelimeleri öğrenmek, sizlerin çevreyi tanımlamanıza, coğrafyadan bahsetmenize ve deyimleri anlamanıza yardımcı olur. İngilizce ve Türkçede aynı doğa olayları için farklı fiil, sıfat, zarf ve bağlaçlar kullanılabilir.
| Fiil (İspanyolca) | Türkçesi | İngilizcesi |
|---|---|---|
| hay (haber) | var | there is / there are |
| estar | bulunmak | to be / to be located |
| hacer | yapmak / hava durumu | to do / to make / weather expression |
| llover | yağmur yağmak | to rain |
| nevar | kar yağmak | to snow |
| brillar | parlamak | to shine |

örneğin;
There are many trees in the forest.
Ormanda çok sayıda ağaç var.

örneğin;
It’s hot at the beach.
Plajda hava sıcak.
örneğin;
The sun is in the sky.
Güneş gökyüzünde.
It rains a lot in the jungle.
Ormanda çok yağmur yağıyor.
It’s snowing on the mountain.
Dağlarda kar yağıyor.
The sun shines in the sky.
Güneş gökyüzünde parlıyor.
Doğayla Kullanılan Zarflar
Aynı şekilde doğa isimleri ile ilgili cümle kurarken sık kullanılan zarflara bakalım.
| Zarf (İspanyolca) | Türkçesi |
|---|---|
| always | her zaman |
| often | sık sık |
| strongly | kuvvetlice |
| now | şimdi |
| yesterday | dün |
örneğin;
It’s always windy on the coast.
Sahilde her zaman rüzgar eser.
It rains often in the jungle.
Ormanda sık sık yağmur yağar.
The wind is blowing strongly.
Rüzgar kuvvetli eser.
There are many clouds now.
Şimdi çok fazla bulut var.
Yesterday it was sunny all day.
Dün bütün gün güneşliydi.

örneğin;
Çimlerin üzerinde uzanmak çok güzel.
It’s so nice to lie on the grass.

örneğin;
Bitki yetiştirmek çok rahatlatıcıdır.
Plant cultivation is very comforting

örneğin;
Toprağa tohum ekersen filizlenir
If you plant a seed in the soil, it will sprout

örneğin;
Çiçeklerin güneşe ihtiyacı vardır.
Flowers need sun.

örneğin;
Geceleri bazen karanlıktan korkuyorum.
I’m sometimes afraid of the dark at night.

örneğin;
Geceleri gökyüzündeki yıldızlar çok parlaktır.
The stars in the sky at night are very bright.

örneğin;
Dün gökyüzünde bir gökkuşağı gördüm.
I saw a rainbow in the sky yesterday.
örneğin;
Pasifik Okyanusu‘nu tatildeyken görmek istiyorum.
I want to see the pacific ocean on my vacation.

örneğin;
Geçen yıl tatile dağlara gittim.
Last year I went on holiday to the mountains.

örneğin;
bu yıl tatil için deniz ve kum gerekiyor.
This year, holidays require sea and sand.
Doğa konumuz içerisinde kullanılabilen fiil ve zarflarla ilgili birkaç örnek cümleye bakalım.

The wind blows strongly near the sea every evening.
Rüzgar her akşam deniz kenarında güçlü bir şekilde eser.

I like sitting there when it snows.
Kar yağdığında orada oturmayı severim.

The sky looks quite beautiful when the sun sets.
Güneş battığında gökyüzü oldukça güzel görünür.

Sometimes I feel so tired after school.
Bazen okuldan sonra kendimi çok yorgun hissederim.

Her voice can be heard even from outside the room.
Onun sesi odanın dışından bile duyulabilir.

We usually stand there every time it rains.
Yağmur her yağdığında genellikle orada dururuz.

This song feels even more emotional at night.
Bu şarkı gece daha da duygusal hissettiriyor.

My grandfather is always telling funny stories.
Büyükbabam her zaman komik hikâyeler anlatıyor.

The sun sets slowly, making the sky orange.
Güneş yavaşça batar ve gökyüzünü turuncu hale getirir.

The leaves turn quite red in autumn.
Yapraklar sonbaharda oldukça kırmızıya dönüşür.

Watching the snow fall is making me feel calm.
Karın yağışını izlemek beni sakin hissettiriyor.

I didn’t realize how cold it was there. Oranın ne kadar soğuk olduğunu fark etmedim.

Coffee always makes me feel better in the morning.
Kahve sabahları beni her zaman daha iyi hissettirir.

I can’t really describe the view from the mountain.
Dağdaki manzarayı pek tarif edemiyorum.

She only feels happy when she listens to music.
O sadece müzik dinlediğinde mutlu hissediyor.

Doğa ile ilgili ;Okuma testi
Metni lütfen öncelikle okuyun. Anlamadıklarınızı not alın. Tekrar başa dönün anlamadığınız kelimeyi cümlenin anlamına göre tanımlamaya çalışın. Sonra türkçesine bakın.
It’s cold in the mountains, but the sky is a beautiful blue. There are many green trees, and the wind blows strongly. I like going there when it snows because everything looks so beautiful. Even though it’s far away, it’s always worth the trip.
Every time I go there, I feel a sense of peace that I can’t quite describe. In the silence, only the sound of the wind and the crunch of my footsteps on the snow can be heard. Sometimes I sit on a rock and watch the view; the nature sleeping under the white blanket feels as if it’s telling me its own story. As the sun slowly sets, the sky turns into shades of orange and pink, making everything even more magical. In moments like these, I realize that the distance is not really an obstacle, but rather what makes this place even more special.
TÜRKÇESİ
Dağlarda hava soğuk, ama gökyüzü güzel bir mavidir. Birçok yeşil ağaç vardır ve rüzgâr güçlü bir şekilde eser. Kar yağdığında oraya gitmeyi severim çünkü her şey çok güzel görünür. Uzak olmasına rağmen, yolculuğa her zaman değerdir.
Oraya her gidişimde içimde tarif edemediğim bir huzur oluşuyor. Sessizliğin içinde sadece rüzgarın uğultusu ve ayaklarımın kar üzerindeki sesi duyuluyor. Bazen bir kayanın üzerine oturup manzarayı izliyorum; bembeyaz örtünün altında uyuyan doğa sanki bana kendi hikayesini anlatıyor. Güneş yavaşça batarken gökyüzü turuncu ve pembe tonlara bürünüyor, o an her şey daha da büyülü hale geliyor. Böyle anlarda, uzak olmasının aslında bir engel değil, tam tersine bu güzelliği daha özel kılan bir detay olduğunu düşünüyorum.
Matematik gibi temel dersleri etkili bir şekilde öğrenmek için Khan Academy‘nin ücretsiz kaynaklarından yararlanabilirsiniz. Detaylı dersler için buraya tıklayın.





































