İçeriğe geç
Anasayfa » İspanyolca öğrenmek » Müzik aletleri

Müzik aletleri

Müzik aletleri

instrumentos musicales

Müzik aletleri dersimizde bir kaç bilinmiş müzik aleti öğrenelim. İsimler ve nesneler derslerimiz ders 22 ile başlamıştı şimdi aletlere bakalım..

Küçükken bir çocuğun müzik aleti ile ilgilenmesinin zihin gelişmesi açısından çok faydalı olduğu söyleniyor.

Müzik aleti ile uğraşırken aynı anda kullandığımız duyuların aktivitesi artıyor. Görsel ve işitsel.

Kullanılan Fiiller

Şimdi bu derste kullanılabilecek fiillere bakalım. Açıkcası bu derse kadar geldiyseniz. Çok şey öğrendiniz demektir.

Fiil (İspanyolca)Anlamı
tocarçalmak (müzik aleti)
cantarşarkı söylemek
escuchardinlemek
componerbestelemek

örneğin;
Toco la guitarra.
Gitar çalıyorum.


örneğin;
Ella canta muy bien.
O çok güzel şarkı söylüyor.


örneğin;
Escuchamos música clásica.
Klasik müzik dinliyoruz.
Él compone canciones.
Şarkılar besteliyor.


Örneğin;
¿Te gusta la música con guitarra española?
İspanyol gitarlı müziği sever misin?
Los tambores hacen mucho ruido, pero me encantan.
Davullar çok ses çıkarır ama bayılıyorum.


Açıkcası ispanya, müziğin hayatın her alanına yayıldığı renkli bir kültüre sahiptir. Flamenko, yalnızca bir dans değil; aynı zamanda gitarkastanyet ve el çırpmalarıyla zenginleşen köklü bir müzik geleneğidir.
Gitar, İspanyol müziğinin kalbidir ve özellikle Endülüs bölgesinde öne çıkar. Buna ek olarak, İspanya’da trompetpiyanokeman ve bateri gibi modern enstrümanlar da geniş yer bulur.

İspanyol müziği, klasikten caza, halk müziğinden popa kadar geniş bir yelpazeye sahiptir. Özetle, müzik İspanyol kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır ve her notasında tarih, tutku ve ritim gizlidir.


örneğin;
Toco el piano desde los ocho años.
Sekiz yaşımdan beri piyano çalıyorum.


örneğin;
Bir gece bir kadının flamenko dansını gördüm.
Una noche vi a una mujer bailando flamenco.


örneğin;
Vamos a aprender a tocar la flauta en clase de música.
Müzik dersinde flüt çalmayı öğreneceğiz.


örneğin;
Mi hermana sabe tocar el violín muy bien.
Kız kardeşim kemanı çok iyi çalabiliyor.


örneğin;
La música reduce el estrés el niño.
müzik ile çocuğun konsantrasyonu artırıyor.
La música aumenta la concentración del niño.
The music increases the concentration of the child.
Müzik ruhun gıdasıdır.
la música sana el alma.
Music heals the soul.


örneğin;
Benim oğlum elektro gitar çalıyor.(iyelik zamirleri).
Mi hijo está tocando la guitarra eléctrica.
My son is playing the electric guitar.


örneğin;
müzik çocuğun stresini azaltıyor.
music reduces the child’s stress.

örneğin;
İlkokulda flüt yerine bateri öğretilebilir.
En la escuela primaria se pueden enseñar tambores en lugar de flautas.
In primary school, drums can be taught instead of flutes.


Japonca Parçacıklar 1-particles,Müzik aletleri

örneğin;
Seslerin süresini ve yüksekliğini belirten işaretlere nota denir. 
Las signos que indican la duración y la altura de los sonidos se llaman nota musicale.
The signs that indicate the duration and height of the sounds are called musical note.


örneğin;
Seslerin süresini ve yüksekliğini belirten işaretlere nota denir.
Las signos que indican la duración y la altura de los sonidos se llaman nota musicale.
The signs that indicate the duration and height of the sounds are called musical note.


örneğin;
Kulaklıkla müzik dinlerseniz kimse rahatsız olmaz.
Si escuchas música con auriculares, nadie será molestado.
If you listen to music with headphones, nobody will be disturbed.


örneğin;
Kontrabas,akustic gitar,keman,çello…yaylı çalgılardır.
Contrabajo, guitarra acústica, violín, violonchelo … son instrumentos de cuerda.
Contrabass, acoustic guitar, violin, cello … are string instruments.


örneğin;
Uçakla seyahat ediyorsanız çello için bir koltuk satın almalısınız.
Debes comprar un asiento para cello si viajas en avión.
You must buy a seat for cello  if you travel on an airplane.


Metin amlama oyunu;

Me llamo Elena y tengo 15 años. Cada tarde, toco la guitarra en mi habitación. También practico el piano los fines de semana. Mi hermano menor toca la batería muy fuerte,¡a veces me molesta!

En la escuela, nosotros aprendemos a leer partituras y escuchamos diferentes tipos de música. Nuestra profesora de música enseña con mucha pasión. A veces, cantamos canciones tradicionales con instrumentos como la flauta y el violín.

En mi tiempo libre, mis amigos y yo componemos canciones juntos. Nos reunimos en casa de Ana y grabamos música con el móvil. ¡Nos encanta hacer música!

La música es una parte indispensable de mi vida. Porque es la forma más natural de expresar mis emociones. Además, tocar diferentes instrumentos musicales me relaja y me hace feliz. Especialmente tocar la guitarra y el piano me inspira.

Sin embargo, tocar el violín fue difícil para mí al principio. No obstante, ahora lo disfruto mucho. Incluso doy pequeños conciertos con mi hermano.

En resumen, la música no es solo un pasatiempo, sino también una pasión. En pocas palabras, mi vida tiene más sentido con la música.

kopya çekmek yok!


CEVAPLAR

Adım Elena ve 15 yaşındayım.
Her öğleden sonra odamda gitar çalıyorum.
Hafta sonları ise piyano pratiği yapıyorum.
Küçük kardeşim davulu çok yüksek sesle çalıyor, bazen bu beni rahatsız ediyor!

Okulda biz notaları okumayı öğreniyoruz ve farklı müzik türlerini dinliyoruz.
Müzik öğretmenimiz büyük bir tutkuyla ders anlatıyor.
Bazen flüt ve keman gibi enstrümanlarla geleneksel şarkılar söylüyoruz.

Boş zamanlarımda arkadaşlarımla birlikte şarkılar besteleriz.
Ana’nın evinde buluşuruz ve cep telefonuyla müzik kaydederiz.
Müzik yapmayı çok seviyoruz!

Müzik hayatımın vazgeçilmez bir parçası. Çünkü duygularımı ifade etmenin en doğal yoludur. Ayrıca, farklı müzik aletleri çalmak beni hem rahatlatır hem de mutlu eder. Özellikle gitar ve piyano çalmak bana ilham verir.

Ancak, keman çalmak başlangıçta benim için zordu. Oysa şimdi çok keyif alıyorum. Üstelik, kardeşimle birlikte küçük konserler bile veriyoruz.

Sonuçta, müzik sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir tutkudur. Kısaca, hayatım müzikle daha anlamlı hale geliyor.



Bir Cevap Yazın