İtalyanca’da kullanılan edatlar arasındaki yer edatları (preposizioni di luogo), kısacası bir nesnenin konumunu belirtmek için kullanılır. İşte İtalyanca’da sıkça kullanılan yer edatları:
İçindekiler
Bu yer edatları, bir nesnenin konumu hakkında bilgi vermek için cümle içinde kullanılırlar.
| IL | LO’ | L | LA | I | GLI | LE | |
| DI | del | dello | dell’ | della | dei | degli | delle |
| A | al | allo | all’ | alla | ai | agli | alle |
| DA | dal | dallo | dall’ | dalla | dai | dagli | dalle |
| IN | nel | nello | nell’ | nella | nei | negli | nelle |
| CON | con il | con lo | con l’ | con la | coi | con gli | con le |
| SU | sul | sullo | sull’ | sulla | sui | sugli | sulle |
| PER | per il | per lo | per l’ | per la | per i | per gli | per le |
| TRA | tra il | tra lo | tra l’ | tra la | tra i | tra gli | tra le |
| FRA | fra il | fra lo | fra l’ | fra la | fra i | fra gli | fra le |
Tra/Fra
bir şeylerin arasında
| İki konu arasında | tra due soggetti | between two subjects |
| İki göz arasında | tra i tuoi occhi | between two eyes |
| İki saat arasında | tra due ore | between two hours |
örneğin;
Arkadaşlarımın arasında bir kedi vardı.
C’era un gatto tra i miei amici.
There was a cat among my friends.
Evim iki ağaç arasında.
My house is between two trees.
La mia casa è tra due alberi.

örneğin;
karpuz ile armut arasında anahtar var.
C’è una chiave tra l’anguria e la pera.
There is a key between the watermelon and the pear.
Per
bir şeyin çevresinde
| Okuldan | Da scuola | From school |
| Denizden | Dal (dal = da + il) mare | From sea |
| Kahveden | Dal (dal = da + il) caffè | From coffee |
örneğin;
Parkın etrafında yürüyoruz.
Camminiamo per il parco.
We walk around the park.
Şehirde dolaşıyorum.
I’m walking around the city.
Sto camminando per la città.
Da
-Bu edat, bir nesnenin veya kişinin kökenini belirtmek için kullanılır ya da “yer” belirli bir kişi olduğunda kullanılır.
| Okuldan | Da scuola | From school |
| gölden | Dal (dal = da + il) lago | From lake |
| Dişçiden | Dal (dal = da + il) dentista | From dentist |

örneğin;
Ho preso questo pesce dal lago.
I caught this fish from the lake.
Bu balığı gölden tuttum.
örneğin;
I am from İzmir.
Ben izmirliyim.
Vengo da Izmir.
I came from dentist.
Dişçiden geliyorum.
Vengo dal dentista.

örneğin;
The house is far from them.
Ev onlardan uzakta.
A
bir yerin doğrudan önünde, hedef
| okulda | a scuola | At school |
| italya’da | a italy | İn İtaly |
| sola | a sinistra | To the left |
| doğu | a est | doğu |
örneğin;
My sun is at school
Oğlum okulda
İl mio sole é a scuola.
Sono a casa.
Evdeyim.
Vado a scuola.
Okula gidiyorum.

örneğin;
The key is near the watermelon
Anahtar karpuzun yanında
La chiave è vicino all’anguria
İn
bir kapalı mekan, büyük bir şehir, ülke veya genel bir yer
| Çorbada | in zuppa | in soup |
| Ay’da | in luna | in the moon |
| kitapta | nel(in+il) libro | in the book |
| parkta | nel parco | in the park |
| japonya’da | in Giappone | in japan |

örneğin;
There is a book in the box.
Kutuda bir kitap var.
C’è un libro nella scatola.
örneğin;
Sono in ufficio.
Ofiste oluyorum.
Vivo in Italia.
İtalya’da yaşıyorum.
örneğin;
I am in the bank.
Ben bankadayım.
Sono in banca.
örneğin;
Birinin hareketini veya yerini (şehir, yer) belirtmek için.
örneğin;
I am leaving in İtaly.
İtalya’dan gidiyorum.
Parto in İtaly.
örneğin;
Zamanı açıklamak için: saat-gün-yıdan önce.
örneğin;
I born at 1936
Ben 1936’da doğdum
Sono nato nel 1936
Su
Su edatı kısacası bir şeyin yüzeyi üzerinde olduğunu belirtir.
| Çatıda | sul teto | on the roof |
| sokakta | sulla strada | on the road |
| masada | sul tavolo | on the table |
| otobüste | sull’autobus | on the bus |

örneğin;
I ride my bike on the road.
Bisikletimi yolda sürüyorum.
Vado in bicicletta sulla strada
örneğin;
Il libro è su tavolo.
Kitap masanın üstünde.

örneğin;
Il gatto è sul tetto.
Kedi çatının üzerinde.

örneğin;
L’uccello è sul gatto.
The bird is on the cat.
Kuş kedinin üstünde.
Di
‘di’ (of,to,for,in,than…)(-nin,-den,göre,-karşı,içinde…)
Bir şeyin kökenini belirtmek için(…dan yapılmış..)
Den önce kullanılır : nesne/şehir/ülke
örneğin;
This table is made of stone.
Bu masa taştan yapılmıştır.
Questo tavolo è realizzato di pietra
That woman is from China
O kadın Çin’den(çinli)
Quella donna é di cina.
İtalyanca edatlar da ‘di’ kısacası Bir şeyin parçasını belirtmek için Aitlik duygusu verir.

örneğin;
Ho dato il cibo del gatto.
I gave the cat’s food.
Kedinin yemeğini verdim.
örneğin;
Ho dato un regalo alla madre del mio amico.
I gave a gift to my friend’s mother.
Arkadaşımın annesine bir hediye verdim.
this dog is Jane’s……
Bu köpek Jane’in ……
questo cane é di Jane