İtalyanca’da “Trapassato Congiuntivo” olarak adlandırılan “Trapassato Subjunctive”, geçmişteki bir olayın daha önce gerçekleşmiş olduğunu ifade etmek için kullanılır. Bu zaman genellikle bir şart veya olasılık durumuyla ilişkilidir. Mesela;
Gerçek olmayan bir durum varsa: trapassato dilek kipi (Trapassato subjunctive) kullanılır.
Trapassato Congiuntivo, İtalyanca’da daha karmaşık bir zaman olarak kabul edilir ve genellikle daha ileri düzeydeki dilbilgisi çalışmalarında yer alır. Açıkcası bu zamanı doğru kullanmak, İtalyanca dilbilgisindeki ileri seviyeleri anlamanıza yardımcı olacaktır.
Avere-essere(imperfetto dilek.)+past participle(ortaç)
| Avere | İmperfetto subj. | Fiil | Essere | İmperfetto subj | Fiil |
|---|---|---|---|
| Avessi | Bevuto | Fossi | Venuto/a |
| Avessi | Bevuto | Fossi | Venuto/a |
| Avesse | Bevuto | Fosse | Venuto/a |
| Avessimo | Bevuto | Fossimo | Veniti/e |
| Aveste | Bevuto | Foste | Veniti/e |
| Avessero | Bevuto | Fossero | Veniti/e |
| essere | Trapassato | ||
|---|---|---|
| Che io fossi stato | Olmuştum | That I had been |
| Che tu fossi stato | Olmuştun | That you had been |
| Che lui/lei fosse stato | olmuştu | That he/she had been |
| Che noi fossimo stati | olmuştuk | That we had been |
| Che voi foste stati | olmuştunuz | That you had been |
| Che loro fossero stati | olmuştular | That they had been |
Trapassato subjunctive
geçmişte gerçekleşmemiş veya gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar hakkında konuşurken kullanılır. Genellikle “se” (eğer) bağlacıyla kurulan varsayımsal cümlelerde veya geçmişteki bir inanç, umut veya şüpheyi ifade eden cümlelerde bulunur.
Avessi saputo l’ora, sarei venuto prima. (Eğer saati bilseydim, daha önce gelirdim.)
örneğin;
Fosse stato più attento, non avrebbe commesso quell’errore.
Daha dikkatli olsaydı, o hatayı yapmazdı.
Credevo che fossero partiti ieri.
Onların dün gitmiş olduklarına inanıyordum.
Speravo che avesse finito il lavoro in tempo.
İşi zamanında bitirmiş olmasını umuyordum.
Dubitavo che avessero capito la spiegazione.
Açıklamayı anlamış olduklarından şüphe duyuyordum.
örneğin;
I was hope he had learned italian
İtalyanca öğrendiğini umuyorum
Speravo che avesse imparato l’İtaliano.
I was afraid that he had not learned İtalian
İtalyanca’yı öğrenemediğinden korktum.
Avevo paura che non avesse imparato l’İtaliano.

örneğin;
Se lei avesse parlato con me, avrei capito il problema.
Benimle konuşmuş olsaydı, sorunu anlardım.
If you had talked to me, I would have understood the problem.
örneğin;
Se io avessi saputo, sarei venuto.
Bilseydim, gelirdim.
If I had known, I would have come.
Se tu avessi studiato di più, avresti superato l’esame.
Daha çok çalışmış olsaydın, sınavı geçerdin.
If you had studied more, you would have passed the exam.
Se loro avessero avuto più tempo, avrebbero finito il progetto.
Daha fazla zamanları olsaydı, projeyi bitirirlerdi.
If they had more time, they would have finished the project.
Se tu avessi avuto più tempo, avresti potuto venire con noi.
Çok daha fazla zamanın olsaydı, bizimle gelebilirdin.
If you had more time, you could have come with us.