İtalyanca ders 18 konumuz ‘‘sahip olmak’ fiili. Konumuz ile beraber bir adet de soru zamirine bakacağız. “nekadar?”. Şimdi kelimelerimizi ezberleyelim.
“Quanto,” “quanta,” “quanti,” ve “quante”
İtalyanca’da “ne kadar” veya “kaç tane” anlamına gelen soru kelimeleridir. Türkçedeki “ne kadar” ve “kaç tane”nin aksine, İtalyanca’da hem sayıya (tekil/çoğul) hem de ismin cinsiyetine (eril/dişil) göre farklı şekiller alırlar.
Tekil İsimler İçin:
Quanto /quanta (eril tekil): Tekil ve eril bir ismin miktarını veya derecesini sormak için kullanılır.
Anlamı :
Ne kadar (ölçülemeyen şeyler için)
Kaç (sayılabilen tekil şeyler için – nadiren kullanılır ayrıca daha çok “quanti” tercih edilir)

örneğin;
Quanti libri hai letto?
Kaç kitap okudun? “Libri” (kitaplar) eril ve çoğul bir isimdir.
Örneğin:.
Quanto tempo hai?
Ne kadar zamanın var? – “Tempo” (zaman) eril ve sayılamayan bir isimdir.
Quanto zucchero vuoi nel caffè?
Kahvene ne kadar şeker istersin? – “Zucchero” (şeker) eril ve sayılamayan bir isimdir.
Örneğin:.
Quanta acqua bevi al giorno?
Günde ne kadar su içersin? – “Acqua” (su) dişil ve sayılamayan bir isimdir.
Quanta pazienza ci vuole!
Ne kadar sabır gerekiyor! – “Pazienza” (sabır) dişil ve sayılamayan bir isimdir.

örneğin;
Quante mele hai mangiato?
Kaç elma yedin?
Burada “quante mele” daha yaygındır.
Çoğul İsimler İçin:
Quanti /quente (eril çoğul): Çoğul ya da eril bir ismin sayısını sormak için kullanılır.
Anlamı: Kaç tane

örneğin;
Quanti amici hai?
Kaç arkadaşın var?
“Amici” (arkadaşlar) eril ve çoğul bir isimdir.
Örneğin:.
Quanti anni hai?
Kaç yaşındasın? – “Anni” (yıllar) eril ve çoğul bir isimdir.

örneğin;
Quante macchine ci sono nel parcheggio?
Otoparkta kaç araba var?
“Macchine” (arabalar) dişil ve çoğul bir isimdir.
Örneğin:.
Quante sorelle hai?
Kaç kız kardeşin var? – “Sorelle” (kız kardeşler) dişil ve çoğul bir isimdir.
Quante volte sei andato a Roma?
Kaç kere Roma’ya gittin? – “Volte” (kere,kez) dişil ve çoğul bir isimdir.
Sahip olmak fiili : avere
‘sahip olmak’ fiili, italyancada oldukça yaygın ve ayrıca farklı bağlamlarda karşımıza çıkar.
Temel Anlamı
Bir Şeye Veya Bir Özelliğe Malik Olmak
En temel anlamıyla “sahip olmak,” bir nesnenin, bir mülkün, bir yeteneğin veya soyut bir özelliğin bir kişiye ait olması demektir.

örneğin;
Ben yeni bir arabaya sahip oldum. (Mülkiyet).
Ho una macchina nuova

örneğin;
Onlar büyük bir eve sahipler. (Mülkiyet).
Hanno una casa grande.
örneğin;
O, inanılmaz bir hafızaya sahip. (Yetenek).
Ha una memoria incredibile.
Yardımcı Fiil Olarak Kullanımı
“Sahip olmak,” bazı durumlarda isim soylu kelimelerle birleşerek birleşik fiiller oluşturur. Bu kullanımlarda genellikle temel anlamından uzaklaşır ve farklı anlamlar kazanır.
Örneğin:
Hakim olmak: Duruma veya bir konuya egemen olmak.
Olaylara tamamen hakim oldu.
Aveva il controllo totale degli eventi.
örneğin;
Razı olmak: Bir durumu veya teklifi kabul etmek.
Bu şartlara razı olduk.
Abbiamo accettato queste condizioni.
örneğin;
Mahcup olmak: Utanmak ya da sıkılmak.
Yaptıklarından dolayı çok mahcup oldu.
Era molto imbarazzato per quello che aveva fatto.
örneğin;
Mecbur olmak: Bir şeyi yapmak zorunda kalmak.
Erken kalkmaya mecbur oldum.
Ho dovuto alzarmi presto.
Varlık Bildirme Anlamında
“Var” kelimesi yerine, özellikle daha resmi veya vurgulu bir ifadeyle “sahip olmak” kullanılabilir. Bu kullanımda genellikle “-e sahip” yapısı tercih edilir.
Örneğin:.
Bu şirketin birçok şubesi var. (Daha yaygın kullanım).
Questa azienda ha molte filiali.

örneğin;
Benim birkaç arkadaşım var.
Ho alcuni amici.
Ben birkaç arkadaşa sahibim. (Daha vurgulu)
Soyut Anlamlarda Kullanımı
“Sahip olmak,” soyut kavramlar ya da durumlar için de kullanılabilir.
Örneğin:.
Büyük hayallere sahip.
Ha grandi sogni.
- Geçişli Bir Fiildir: Genellikle bir nesne alır (neye sahip olunduğunu belirtir).
- Çekimlenir: Zamanlara, kişilere ve sayılara göre çekimlenebilir.
çekimleri
şimdiki zaman
| Özne | Çekim | Anlamı |
|---|---|---|
| Io | ho | Benim var / Sahibim |
| Tu | hai | Senin var / Sahibisin |
| Lui/Lei/Lei | ha | Onun var / Sahibi |
| Noi | abbiamo | Bizim var / Sahibiyiz |
| Voi | avete | Sizin var / Sahibisiniz |
| Loro | hanno | Onların var / Sahipler |
imperfect
| io | avevo | I had-sahiptim-benim…vardı |
| tu | avevi | you had-sahiptin-senin…vardı |
| lui/lei | aveva | he/she/it had-sahipti-onun.. vardı |
| noi | avevamo | we had-sahiptik-bizim ..vardı |
| voi | avevate | you had-sahiptiniz-sizin ..vardı |
| loro | avevano | they had-sahiptiler-onların ..vardı |
gelecek
| io | avrò | I will have-sahip olacağım-benim…var olacak |
| tu | avrai | you will have-sahip olacaksın-senin…var olacak |
| lui/lei | avrà | he/she/it will have-sahip olacak-onun.. var olacak |
| noi | avremo | we will have-sahip olacağız-bizim ..var olacak |
| voi | avrete | you will have-sahip olacaksın-sizin ..var olacak |
| loro | avranno | they will have-sahip olacaklar-onların ..var olacak |

örneğin;
partiye kaç kişi geldi?
Quante persone sono venute alla festa?

örneğin;
Benim bir arabam var.
ben bir otomobile sahibim.
(io) ho un auto

örneğin;
Kaç tane topun var?
Quante palline hai?
Onun yedi topu var
O yedi topa sahiptir.
Ha sette palle.

örneğin;
Babası bir kuşa sahiptir.
Babasının bir kuşu var.
Suo padre ha un uccello.

örneğin;
bir şemsiyeye sahibim.
bir şemsiyem var.
Ho un ombrello

örneğin;
Kedilerim var.
Ho dei gatti

örneğin;
kedilerin kaç tanesi sarı.
Quanti gatti sono gialli?

örneğin;
Bir tabağım vardı.
Avevo un piatto.

örneğin;
Çok pahalı bir arabası var.
Ha un’auto molto costosa.

örneğin;
Onun bir dükkanı var
Lui ha un magazzino.

örneğin;
Benim armutlarım var.
Ho delle pere.

örneğin;
Arkadaşım faremden çok korkuyordu.
Il mio amico aveva molta paura del mio topo.
| si … hai, senin..var | sen…sahipsin,senin..var |
| tu hai un lapis. | Bir kurşun kalemin var |
| Loro hanno orologi da polso | Onların kol saatleri var. |
Olumlu cümle

örneğin;
Polisin bir silahı var.
La polizia ha un’arma.
| O çocuğun bir topu var. | Quel ragazzo ha una palla. |
| Öğretmenin bir defteri var. | L’insegnante ha un quaderno. |
| Kız çocuğunun bir bisikleti var. | La ragazza ha una bicicletta. |
| Onun bir odası var. | Lui ha una stanza. |
| Onların bir odası var. | Hanno una stanza. |
| Doktorun bir çantası var. | Il dottore ha una borsa. |
| Annesinin ve babasının bir arabası var. | Tua madre e tuo padre hanno una macchina. |
| Ablasının evinin bahçesi var. | La casa di tua sorella ha un giardino. |
| Adamın gazeteleri var. | L’uomo ha i giornali. |
| Kadının okulları var.She is rich. | La donna ha scuole, è ricca. |

örneğin;
Peter’ın büyük bir evi vardı.
Peter aveva una grande casa.

örneğin;
Arkadaşımın iki mavi çantası vardı.
Il mio amico aveva due borse blu.

örneğin;
Bayan Alan’ın kırmızı bir ruju vardı.
La signora Alan aveva un rossetto rosso.

örneğin;
Bize gelen adamın elinde kocaman bir pasta vardı.
L’uomo che è venuto da noi aveva una torta enorme in mano.
| Doktorun bir arabası vardı | Il dottore aveva una macchina |
| Odanın bir penceresi ,bir kapısı vardı. | La stanza aveva una finestra ,una porta. |
| Bizim bir çatalımız vardı. | Noi avevamo una forchetta. |
| Onların bir odası vardı. | loro avevamo una stanza. |
| Albert’in yeşil bir kol saati vardı.. | Albert aveva un orologio da polso verde. |
olumsuz cümle

örneğin;
Doktorun bir arabası yoktu.
Il dottore non aveva una macchina
| Odanın bir penceresi , bir kapısı yoktu. | La stanza non aveva una finestra ,una porta. |
| Adamın bir paketi yoktu | L’uomo non aveva un busta. |
| Bizim bir çatalımız yoktu | Noi non avevamo un pazzo |
| Onların bir odası yok. | Non hanno una stanza. |
| Bayan Alan’ın kırmızı bir ruju yoktu. | Miss Alan non aveva un rossetto rosso. |
| Albert’in yeşil bir kol saati yoktu. | Albert non aveva un orologio da polso verde. |
| Peter’ın büyük bir evi yoktu. | Peter non aveva una casa grande. |
| Çocuğun mavi bir çantası yoktu. | Il tuo bambino non aveva una borsa blu. |
‘sahip olmak’ fiili ile ilgili mini test

ALIŞTIRMA 1
A. Aşağıdaki cümlelerde ‘avere’ fiilini uygun haliyle koyarak italyanca’ya çeviriniz.
Öğretmenin yeni bir arabası var
CEVAP
L’insegnante ha una macchina nuovaKadının yeşil şemsiyesi var.
CEVAP
La donna ha un ombrello verde.Çocuğun mavi çantası var.
CEVAP
Il bambino ha una borsa blu.Kızların pembe gömlekleri var.
CEVAP
Le ragazze hanno camicie rosa.Adamların beyaz şapkaları var
CEVAP
Gli uomini hanno cappelli bianchiSenin bir kedin var.
CEVAP
Hai una gatta.Onun beş kuşu var.
CEVAP
Ha cinque uccelli.Adamın beş odalı evi var.
CEVAP
L’uomo ha una casa di cinque stanze.Polisin çantasında silah var.
CEVAP
La polizia ha un’arma nella sua borsa.Kadının dükkanı var.
CEVAP
La donna ha un magazzino.Benim mavi kuşum ve annemin sarı kuşu var.
CEVAP
Ho un uccello blu e mia madre ha un uccello giallo.Polisin siyah bir kol saati var.
CEVAP
La polizia ha un orologio da polso nero.Gençlerin resim çizmek için mavi kalemleri var.
CEVAP
Gli adolescenti hanno matite blu per disegnare immagini.ALIŞTIRMA 2
B.Aşağıdaki cümleleri olumlu yapıP Türkçe’ye çeviriniz.
La tua stanza ha una porta e una finestra.
CEVAP
Senin odanın bir kapı ve bir penceresi var.La mia macchina ha sei finestre.
CEVAP
Arabamın altı penceresi var.Ho una cavallo.
CEVAP
benim bir atım var.Ha un’arma.
CEVAP
Onun bir silahı var.La loro casa ha un grande giardino.
CEVAP
Onların evinin büyük bir bahçesi var.KELİME TESTİ
ruj
rossetto
rose
finestra
fermata
ombrello
defter
kalem
şemsiye
bisiklet
dükkan
piatti
spaventando
binocolo
magazzino
yemek
scrivendo
mangiare
sedia
tazza
oturmak
piatto
coltello
lettera
sedere
busta
paket
kitap
masa
kedi
comprare
gitmek
içmek
vermek
satın almak
binocolo
bisiklet
pencere
bıçak
dürbün








