Ser ve estar dışında kullanılan İspanyolca’nın en temel ve en çok yardımcı fiil olarak kullanılan haber, tener ve ayrıca hacer konusunu işleyeceğiz.
İçindekiler
Haber
“Haber” fiili tek başına bir anlama sahip olsa da, en yaygın kullanımı yardımcı fiil olarak, özellikle birleşik zamanları (tiempos compuestos) oluşturmaktır.
Türkçedeki “-miş olmak” veya bazı durumlarda “-di olmak” gibi anlamlara katkıda bulunur.
Kısacası Haberin kelime Anlamı : Sahip olmak,elinde bulundurmak (to have -have to)
Şimdi haberin birleşik zamanlardaki çekimlerine bakalım.
| Şahıs | Pretérito Perfecto Compuesto | Pretérito Pluscuamperfecto | Futuro Perfecto | Condicional Compuesto |
|---|---|---|---|---|
| Ben (Yo) | he habido | había habido | habré habido | habría habido |
| Sen (Tú) | has habido | habías habido | habrás habido | habrías habido |
| O (Él/Ella/Ud.) | ha habido | había habido | habrá habido | habría habido |
| Biz (Nosotros) | hemos habido | habíamos habido | habremos habido | habríamos habido |
| Siz (Vosotros) | habéis habido | habíais habido | habréis habido | habríais habido |
| Onlar (Ellos/Ellas/Uds.) | han habido | habían habido | habrán habido | habrían habido |
Birleşik Zamanların Oluşturulması
“Haber” fiili, ana fiilin geçmiş ortaç (participio pasado) ile birlikte kullanılarak sonrasında birleşik zamanları oluşturur. Mesela bileşik zamanları bir hatırlayalım ve yardımcı fiillerin kullanımına bakalım.
| Zaman | Zaman | Oluşumu |
|---|---|---|
| Şimdiki zaman hikayesi | Pretérito Perfecto Compuesto | haber (şimdiki zaman) + participio pasado |
| Miş’li Geçmiş Zamanın Hikayesi | Pretérito Pluscuamperfecto | haber (geçmiş zaman – imperfecto) + participio pasado |
| Miş’li Gelecek Zaman | Futuro Perfecto | haber (gelecek zaman) + participio pasado |
| Şart Kipinin Geçmiş Zamanı | Condicional Compuesto | haber (şart kipi) + participio pasado |
Pretérito Perfecto Compuesto (Yakın Geçmiş)
Kısacası; Tamamlanmış, yakın geçmişteki eylemleri ifade eder.
örneğin;
haber (şimdiki zaman) + geçmiş ortaç.
Yo he comido.
Ben yedim / Yemiş oldum.
Tú has hablado.
Sen konuştun / Konuşmuş oldun.
Él ha vivido aquí.
O burada yaşadı / Yaşamış oldu.
Nosotros hemos estudiado.
Biz çalıştık / Çalışmış olduk.
Vosotros habéis escrito.
Siz yazdınız / Yazmış oldunuz.
Ellos han visto.
Onlar gördüler / Görmüş oldular.
Pretérito Pluscuamperfecto (Miş’li Geçmiş Zamanın Hikayesi)
Kısacası; Geçmişte, başka bir geçmiş zamandan önce tamamlanmış eylemleri ifade eder.

mesela;
Biz çalışmıştık.
Vosotros habíais escrito.
örneğin;
haber (geçmiş zaman – imperfecto) + geçmiş ortaç.
Yo había comido.
Ben yemiştim.
Tú habías hablado.
Sen konuşmuştun.
Él había vivido aquí.
O burada yaşamıştı.
Nosotros habíamos estudiado.
Biz çalışmıştık.
Vosotros habíais escrito.
Siz yazmıştınız.
Ellos habían visto.
Onlar görmüşlerdi.
Futuro Perfecto (Miş’li Gelecek Zaman)
Kısacası;Gelecekte belirli bir zamandan önce tamamlanmış olacak eylemleri ifade eder.

örneğin;
O zamana kadar yemiş olacağım.
Tú habrás hablado con él.
örneğin;
haber (gelecek zaman) + geçmiş ortaç.
Yo habré comido para entonces.
Onunla konuşmuş olacaksın.
Él habrá vivido muchas experiencias.
O birçok deneyim yaşamış olacak.
Nosotros habremos estudiado mucho.
Biz çok çalışmış olacağız.
Vosotros habréis escrito un libro.
Siz bir kitap yazmış olacaksınız.
Ellos habrán visto la película.
Onlar filmi görmüş olacaklar.
Condicional Compuesto (Şart Kipinin Geçmiş Zamanı)
Kısacası; geçmişte gerçekleşmemiş olası durumları ifade eder.

örneğin;
Aç olsaydım yerdim / yemiş olurdum.
Tú habrías hablado con ella.
örneğin;
haber (şart kipi) + geçmiş ortaç.
Yo habría comido si hubiera tenido hambre.
Onunla konuşurdun / konuşmuş olurdun.
Él habría vivido en otro país.
O başka bir ülkede yaşardı / yaşamış olurdu.
Nosotros habríamos estudiado más.
Biz daha çok çalışırdık / çalışmış olurduk.
Vosotros habríais escrito una carta.
Siz bir mektup yazardınız / yazmış olurdunuz.
Ellos habrían visto el partido.
Onlar maçı izlerlerdi / izlemiş olurlardı.
Haber de
“Haber de + mastar” Yapısı (Gereklilik İfadesi)
“Haber” fiili bazen “de” edatıyla birlikte bir mastarla kullanılarak gereklilik veya zorunluluk ifade eder. Mesela bu yapı Türkçedeki “-meli, -malı” anlamına yakın bir anlam taşır. Ancak bu kullanım “tener que + mastar” kadar yaygın değildir.
örneğin;
Hay que estudiar.
Çalışmak gerekiyor. Burada “haber” fiilinin impersonal “hay” formu kullanılmıştır.
Hemos de terminar el proyecto.
Projeyi bitirmeliyiz. Daha resmi bir ifade

Örneğin;
Gitmek( ayrılmak ) zorundayım.
Haber de salir.(ayrılmak)
Haber +fiil (ado-ido)
Örneğin;
Venir(gelmek) + has
sen geldin.
tú has venido
you have come

Örneğin;
Dormir(uyumak) + he : dormiré(ben uyuyacağım.
Biz uyuduk.
nosotros hemos dormido
we have slept
Birşeyin varlığını ifade ederken kullanılıyor.
Bir başka kullanış şekli..varoluşu belirtmek için kullanılır. Açıklamak gerekirse; There are, there is…VAR. üçüncü tekil şahısın , şimdiki zaman çekimi ha,hay…burda HAY kullanılır. Ayrıca varlık konumuza da bakabilirsiniz.
Örneğin;
Evde üç adam var.
Hay tres hombres en casa.
There are three men at home.
Hacer
“Hacer” fiili, İspanyolca’da çok geniş bir anlam yelpazesine sahip olan ve “yapmak, etmek” anlamına gelen temel bir fiildir. Açıkcası birçok farklı bağlamda kullanılır.
Bunun yanında ,Her bir bileşik zaman, “haber” fiilinin ilgili zamandaki çekimi ve ana fiilin (bu örneklerde “haber”, “tener”, “hacer”in kendileri) geçmiş ortaç haliyle oluşturulur. Örnek olarak;
Geçmiş ortaç Halleri
- Haber: habido
- Tener: tenido
- Hacer: hecho (düzensiz)
Devamında, aşağıdaki gibi “haber”, “tener” ve “hacer” fiillerinin yardımcı fiil olarak kullanıldığı ve kendi geçmiş ortaç halleriyle birleşerek oluşturdukları bileşik zamanları gösteren tablolar bulunmaktadır. Mesela;
| Şahıs | Pretérito Perfecto Compuesto | Pretérito Pluscuamperfecto | Futuro Perfecto | Condicional Compuesto |
|---|---|---|---|---|
| Ben (Yo) | he hecho | había hecho | habré hecho | habría hecho |
| Sen (Tú) | has hecho | habías hecho | habrás hecho | habrías hecho |
| O (Él/Ella/Ud.) | ha hecho | había hecho | habrá hecho | habría hecho |
| Biz (Nosotros) | hemos hecho | habíamos hecho | habremos hecho | habríamos hecho |
| Siz (Vosotros) | habéis hecho | habíais hecho | habréis hecho | habríais hecho |
| Onlar (Ellos/Ellas/Uds.) | han hecho | habían hecho | habrán hecho | habrían hecho |
Yapmak, Etmek (Genel Anlamda)
En temel anlamı bir eylemi gerçekleştirmektir.

örneğin;
Ben ödevimi yapıyorum.
Tú haces deporte.

örneğin;
Biz bir kek yapıyoruz.
Vosotros hacéis mucho ruido.
örneğin;
Yo hago mi tarea.
Sen spor yapıyorsun.
Él hace una pregunta.
O bir soru soruyor.
Nosotros hacemos un pastel.
Siz çok gürültü yapıyorsunuz.
Ellos hacen planes para el fin de semana.
Onlar hafta sonu için plan yapıyorlar.
Hava Durumu İfadelerinde Kullanımı
“Hacer” fiili, hava durumuyla ilgili birçok ifadede kullanılır. Bu durumlarda genellikle impersonal (öznesiz) olarak üçüncü tekil şahısta (“hace”) kullanılır.
örneğin;
Hace frío. (Hava soğuk.).
Hace calor. (Hava sıcak.).
Hace viento. (Rüzgar esiyor.).
Hace sol. (Güneşli.).
Hace buen tiempo. (Hava güzel.).
Hace mal tiempo. (Hava kötü.)
örneğin;
Bugün hava soğuktu.
Hoy hacía frío.
It was cold today.
Dün hava çok sıcaktı
El clima hizo muy caluroso ayer.
The weather was very hot yesterday.
Zaman İfadelerinde Kullanımı
Geçen zamanı belirtmek için “hacer + zaman ifadesi” yapısı kullanılır. Ayrıca türkçe anlamıyla “-dir, -dır” veya “oldu” anlamlarına gelebilir.

örneğin;
Hacer calor: Sıcak olmak.
örneğin;
Hace mucho tiempo que no te veo.
Seni uzun zaman oldu görmeyeli.
Hace una hora que empezó la película.
Film başlayalı bir saat oldu.

örneğin;
Hace dos años que vivo aquí.
İki yıldır burada yaşıyorum.
He estado viviendo en Italia durante dos años.
iki yıldır italyada yaşıyorum.
örneğin;
Hacer frío: Soğuk olmak.
Hacer buen tiempo: Hava güzel olmak
Bazı Deyimlerde Kullanımı
“Hacer” fiili birçok yaygın deyimde yer alır ve ayrıca bu deyimlerin kendine özgü anlamları vardır.

örneğin;
Alışveriş yapmak.
Hacer un viaje.

örneğin;
Birini dinlemek, önemsemek.
Hacer la compra.
örneğin;
Hacer una pregunta.
Soru sormak.
Hacer un favor.
İyilik yapmak.
Hacer caso a alguien.
Seyahat etmek.
Hacer amigos.
Arkadaş edinmek.
“Hacer” fiili İspanyolca’da “yapmak” anlamına gelir. Bu fiil geniş anlamıyla birçok bağlamda kullanılır ve çeşitli anlamlara gelebilir.
Genel anlamda bir şey yapmak, bir eylem gerçekleştirmek

Örneğin;
Ödev yapmak
Hacer la tarea

Mesela;
Egzersiz yapmak.
Hacer ejercicio
örneğin;
Hacer una pregunta: Soru sormak
HACER+MASTAR
Örneğin;
Saçımı yapacağım.
Voy a Hacer mi cabello
Bir kek yapacağım
Voy a hacer un pastel
arabamı yapacağım.
Voy a hacer mi coche.
Bir işi yapmak, bir meslek ya da faaliyetle uğraşmak.

örneğin;
Hacer negocios: İş yapmak
örneğin;
Hacer pan: Ekmek yapmak.
Hacer música: Müzik yapmak.
Dikkat çekmek, fark yaratmak.
örneğin;
Hacer la diferencia: Fark yaratmak.
Hacerse notar: Dikkat çekmek
Bir şeyi tamamlamak, bitirmek.
Hacer la cama: Yatağı düzeltmek.
Hacer las maletas: Valiz yapmak
Bunlar sadece bazı örneklerdir ve açıkcası “hacer” fiili daha birçok anlamda kullanılabilir. Anlamı, cümle bağlamına ve kullanım şekline göre değişiklik gösterebilir.
Ne kadar zaman geçti?

örneğin;
On gün önce hastalandım.
Me enfermé hace diez días.
Örneğin;
Üç gün önce aldım.
Lo compré hace tres días.
Ne kadardır devam ediyor?
Örneğin;
Este auto has sido vendido hace dos años.
Bu araba iki yıl önce satıldı.
This car has been sold two years ago.
Tener
HABER-TENER-HACER Fiillerinden “tener” yardımcı fiili, genellikle zorunluluk veya yükümlülük ifade etmek için kullanılmaz. “Tener” fiili daha çok sahip olma, fiziksel veya duygusal durumu ifade etme, ilişki veya deneyimleri ifade etme gibi anlamlarda kullanılır.
Tenerin birleşik zamanlardaki kullanımı ve ayrıca çekimine bakalım.
| Şahıs | Pretérito Perfecto Compuesto | Pretérito Pluscuamperfecto | Futuro Perfecto | Condicional Compuesto |
|---|---|---|---|---|
| Ben (Yo) | he tenido | había tenido | habré tenido | habría tenido |
| Sen (Tú) | has tenido | habías tenido | habrás tenido | habrías tenido |
| O (Él/Ella/Ud.) | ha tenido | había tenido | habrá tenido | habría tenido |
| Biz (Nosotros) | hemos tenido | habíamos tenido | habremos tenido | habríamos tenido |
| Siz (Vosotros) | habéis tenido | habíais tenido | habréis tenido | habríais tenido |
| Onlar (Ellos/Ellas/Uds.) | han tenido | habían tenido | habrán tenido | habrían tenido |
| HACER FİİLİ (Yardımcı Fiil + Geçmiş ortaç) | ||||
| Şahıs (Türkçe) | Pretérito Perfecto Compuesto | Pretérito Pluscuamperfecto | Futuro Perfecto | Condicional Compuesto |
(Sahip Olmak, Bulunmak, Yaşında Olmak)
Kısacası “Tener” fiili, İspanyolca’da “sahip olmak” anlamına gelen temel bir fiildir. Ancak farklı bağlamlarda başka anlamlara da gelebilir.
Sahip Olmak
En temel anlamı bir şeye sahip olmaktır.
örneğin;
Yo tengo un coche.
Benim bir arabam var.
Tú tienes dos hermanos.
Senin iki erkek kardeşin var.
Él tiene una casa grande.
Onun büyük bir evi var.
Nosotros tenemos mucho trabajo.
Bizim çok işimiz var.
Vosotros tenéis suerte.
Sizin şansınız var.
Ellos tienen hambre.
Onların açlığı var / Onlar aç.
Yaşında Olmak
“Tener” fiili, yaş belirtirken kullanılır. Türkçedeki “yaşında olmak” ifadesine karşılık gelir.

örneğin;
Tengo noventa años.
Ben doksan yaşındayım.
örneğin;
¿Cuántos años tienes? (Kaç yaşındasın?).
Yo tengo treinta años. (Ben otuz yaşındayım.).
Ella tiene quince años. (O on beş yaşında.)
Bazı İfadelerde “Olmak” Anlamında Kullanımı
Türkçede bazı durumlarda “olmak” fiiliyle ifade ettiğimiz durumlar İspanyolca’da “tener” ile ifade edilir.
örneğin;
Tener hambre. (Aç olmak.).
Tener sed. (Susuz olmak.).
Tener frío. (Üşümek.).
Tener calor. (Sıcaklamak.).
Tener sueño. (Uykusu olmak / Uykulu olmak.).
Tener miedo. (Korkmak.).
Tener razón. (Haklı olmak.).
Tener prisa. (Acelesi olmak.).
Tener cuidado. (Dikkatli olmak.)
“Tener que + mastar” Yapısı (Zorunluluk)
“Tener que” yapısı, bir eylemi yapmanın zorunlu olduğunu ifade eder. Türkçedeki “-mek zorunda olmak, -malı, -meli” anlamına gelir.

örneğin;
Tener miedo. (Korkmak.).
örneğin;
Ellos tienen que pagar la cuenta.
Hesabı ödemek zorundalar.
Yo tengo que estudiar para el examen.
Sınav için çalışmak zorundayım.
Tú tienes que ir al médico.
Doktora gitmelisin.
Él tiene que trabajar mañana.
O yarın çalışmak zorunda.
Nosotros tenemos que limpiar la casa.
Evi temizlemek zorundayız.
Vosotros tenéis que ser puntuales.
Dakik olmak zorundasınız.
örneğin;
Tengo que ir
Gitmem lazım.
Gitmek zorundayım.
Tengo que ir.
Geri dönmek zorundayım.geri dönmem gerekli
Dün eve erken gelmem gerekti.
Tuve que volver a casa temprano ayer.

örneğin;
Su içmek zorundayım
Tengo que beber agua.
TENER + İSİM
İsim hangi özellikten bahsediyorsa: o özelliğe sahip olması anlamındadır.

örneğin;
Ateşim var
Tengo fiebre

Mesela;
Acım var
Tengo dolor.
örneğin;
Tengo dos autos
İki arabam var.
Tengo tres casas
Üç evim var.