Hayvan isimleri
İspanyolca isimler ve nesneler derslerimizde konumuz :hayvan isimleri. Bu konuyla ilgili örnekler ve anlatımlarla devam ediyoruz. Daha önce de söylediğim gibi İspanyolca kelimelerinin çoğu ingilizce ile aynı ya da çoğu da İtalyanca ile aynıdır.
Bu ders ile ilgili hangi fiil önem taşır dersek farklı bir fiil olarak görünmek geldi aklıma. Ayrıca derste bir bağlaç bir zarf da öğreneceğiz.
Açıkcası hayvan cümlelerinde herşeyi kullanabiliriz. Sıklıkla sıfat, zarf ya da fiil. Şimdi önce tanımlara ve örneklere bakalım.
“parecer” (görünmek, gibi gelmek)
Hayvanları tanımlarken ya da dış görünüşten bahsederken kullanılabilir.
örneğin;
El tigre parece muy fuerte.
Kaplan çok güçlü görünüyor.
| Fiil (İspanyolca) | Anlamı |
|---|---|
| ser | olmak |
| tener | sahip olmak |
| vivir | yaşamak |
| correr | koşmak |
| volar | uçmak |
| comer | yemek |

örneğin;
El perro es fiel.
Köpek sadıktır.

örneğin;
Tengo un pez.
Bir balığım var.

örneğin;
Ayı ormanda yaşar.
El oso vive en el bosque.

örneğin;
Yılan fare yer.
La serpiente come ratones.
örneğin;
At hızlı koşar.
El caballo corre rápido.
Kuş yüksekten uçar.
El pájaro vuela alto.
“rápidamente” (hızlıca)
Hayvanların hareketleriyle ilgili anlatımlarda bu zarfı kullanabiliriz.
örneğin;
El conejo corre rápidamente.
Tavşan hızlıca koşar.
“aunque” (olsa da / rağmen)
Hayvanların özelliklerinde zıtlık vermek amacıyla kullanmak için güzel bir bağlaç.
örneğin;
Aunque es pequeño, el gato es muy valiente.
Küçük olsa da, kedi çok cesurdur.
İspanyolca hayvan isimleri /Örnek çalışmalarımız…

örneğin;
Bu kedi mavi.
This cat is blue.
este gato es azul (işaret sıfatı)/(ders 3)

örneğin;
Kedi çok mutlu.
El gato es muy feliz.(sıfatlar). The cat is very happy.

örneğin;
Bu ata binmeyi çok isterim.
Me encantaría montar con este caballo.(fiiller)
I would love to ride with this horse.

mesela;
Kedinin üzerindeki kuş siyah ve beyazdır.
El pájaro sobre el gato está en blanco y negro.
The bird over the cat is in black and white.

mesela;
Bu ördek çiftliğimizde yaşıyor.
Este pato vive dentra nuestra granja.
This duck lives in our farm.

örneğin;
Tabağın içinde bir fare var.
Hay un ratón en el plato.
There is a mouse in the plate.

örneğin;
Mi gato siempre duerme en mi cama.
Kedim her zaman benim yatağımda uyur.

örneğin;
Me encanta ver los peces en el acuario.
Akvaryumdaki balıkları görmeyi çok seviyorum.

örneğin;
En el parque, vimos muchos pájaros diferentes.
Parkta birçok farklı kuş gördük.
örneğin;
Mi perro es muy juguetón.
Benim köpeğim çok oyuncudur.
Mi abuelo tiene un caballo en su granja.
Dedem çiftliğinde bir atı var.













