Japonca müzik aletleri dersimizde bir kaç bilinmiş müzik aleti öğrenelim. İsimler ve nesneler derslerimiz ders 16 ile başlamıştı şimdi aletlere bakalım..
Küçükken bir çocuğun müzik aleti ile ilgilenmesinin zihin gelişmesi açısından çok faydalı olduğu söyleniyor.
Müzik aleti ile uğraşırken aynı anda kullandığımız duyuların aktivitesi artıyor. Görsel..işitsel..
Japonca müzik aletleri enstrümanlarının yapımı, çalınışı, icra bağlamları ve kültürel anlamları etrafında gelişmiş bazı gelenekler, beklentiler ve protokoller bulunmaktadır. Bunlar, enstrümanın doğası, müziğin türü ve icra ortamına göre değişiklik gösterebilir.
Yapım ve Malzeme
Geleneksel Malzemelere Bağlılık: Birçok geleneksel Japon müzik aletinin yapımında kullanılan malzemeler (belli ağaç türleri, ipek, bambu, hayvan derileri vb.) yüzyıllardır süregelen bir geleneğe dayanır. Bu malzemelerin seçimi ve işlenmesi ustalık ve özen gerektirir.
Usta-Çırak Geleneği: Enstrüman yapımı genellikle usta-çırak ilişkisi içinde aktarılan bir sanattır. Belirli teknikler ve sırlar kuşaktan kuşağa aktarılır.
Çalma Teknikleri ve İcra
Belirli Duruş ve Tutuş Biçimleri: Her enstrümanın kendine özgü doğru çalma duruşu ve tutuş biçimi vardır. Bunlar, hem doğru sesin elde edilmesi hem de icracının rahatlığı için önemlidir. Mesela;
Nefes Kontrolü ve Vuruş Teknikleri: Özellikle nefesli ve vurmalı çalgılarda, doğru nefes kontrolü ve vuruş teknikleri, istenen tonu ve ritmi elde etmek için kritik öneme sahiptir.
“Ma” Kavramı: Müzikteki “boşluk” veya “ara” anlamına gelen “ma” kavramı, Japon müziğinde önemli bir estetik unsurdur. Notanın çalınmadığı anlar da en az çalınan notalar kadar anlamlı olabilir.
Kata – Biçim ve Hareket: Bazı geleneksel müzik türlerinde (örneğin Noh tiyatrosundaki müzik), müzisyenin hareketleri ve duruşları da belirli “kata” adı verilen kalıplara bağlı olabilir.
Geleneksel Törenler ve Ritüeller
Birçok geleneksel Japon müzik aleti, dini törenlerde, festivallerde veya özel ritüellerde önemli bir role sahiptir. Bu bağlamlarda, icra edilecek müzik ve müzisyenlerin davranışları belirli protokollere tabi olabilir. Mesela;
Sahne Duruşu ve Davranış: Konser veya performanslarda, müzisyenlerin sahne duruşu, seyirciyle etkileşimi ve enstrümanlarına olan saygısı kültürel beklentilere uygun olmalıdır.
Ensemble Çalışmaları: Birden fazla müzisyenin bir arada çaldığı durumlarda, uyum, dinleme ve birbirine saygı gösterme gibi önemli prensipler geçerlidir.
Öğrenme ve Eğitim
Sensei-Kohai İlişkisi: Geleneksel müzik eğitimi genellikle bir öğretmen (sensei) ve öğrenci (kohai) arasındaki hiyerarşik bir ilişki içinde gerçekleşir. Öğrenci, öğretmenine büyük saygı duyar ve onun talimatlarını titizlikle takip eder.
Ezber ve Taklit Yoluyla Öğrenme: Geleneksel müzikte notaların yazılı olması yaygın değildir. Öğrenme genellikle dinleme, ezberleme ve öğretmeni taklit etme yoluyla gerçekleşir. Mesela;
Taiko (Japon Davulları): Vuruş teknikleri, duruş, grup uyumu ve enerjik performans önemli unsurlardır. Belirli ritim kalıpları ve koreografiler olabilir.
Shamisen: Tutuş, pena (bachi) kullanımı, tel titretme teknikleri ve şarkı söyleme ile uyum gibi özel beceriler gerektirir. Farklı türlerde (Jiuta, Nagauta vb.) farklı çalınış tarzları vardır.
Koto: Tellerin parmak uçlarındaki tırnaklarla (tsume) çalınması, belirli akort sistemleri ve geleneksel repertuvarı öğrenmek önemlidir.
Shakuhachi (Bambu Flüt): Nefes kontrolü, embouchure (ağızlık pozisyonu) ve “meri/kari” adı verilen özel perdeleme teknikleri ustalık gerektirir. Zen Budizmi ile de bağlantılı spiritüel bir boyutu vardır.
örneğin;
müzik çocuğun stresini azaltıyor.
music reduces the child’s stress.
Ongaku wa kodomo no sutoresu o keigen shimasu.
örneğin;
müzik ile çocuğun konsantrasyonu artırıyor.
Ongaku wa kodomo no shūchū-ryoku o takamemasu.
The music increases the concentration of the child.
örneğin;
Müzik ruhun gıdasıdır.
Ongaku wa tamashī o iyashimasu.
Music heals the soul.
Birkaç örnek
Japonca müzik aletleri ile ilgili örnekleri kendiniz evinizde etrafta geliştirebilirsiniz. Sık tekrar yabancı dilinize destek verir.

örneğin;
Benim oğlum elektro gitar çalıyor.(iyelik zamirleri).
Watashi no musuko wa erekigitā o hiite imasu.
My son is playing the electric guitar.
İlkokulda flüt yerine davul öğretilebilir.
Shōgakkōde wa, Furūto no kawarini doramu o oshieru koto ga dekiru
In primary school, drums can be taught instead of flutes.

örneğin;
Seslerin süresini ve yüksekliğini belirten işaretlere nota denir.
Oto no naga-sa ya taka-sa o shimesu kigō o onpu to īmasu.
The signs that indicate the duration and height of the sounds are called musical note.
örneğin;
Kontrabas,akustic gitar,keman,çello…yaylı çalgılardır.
Kontorabēsu, akōsutikkugitā, baiorin, chero… wa gengakkidesu.
Contrabass, acoustic guitar, violin, cello … are string instruments.

örneğin;
Kulaklıkla müzik dinlerseniz kimse rahatsız olmaz.
Heddohon de ongaku o kiite mo ,Dare mo jama sa remasen.
If you listen to music with headphones, nobody will be disturbed.
Uçakla seyahat ediyorsanız çello için bir koltuk satın almalısınız.
Hikōki de ryokō suru baai wa, chero-yō no zaseki o kōnyū suru hitsuyō ga arimasu.
You must buy a seat for cello if you travel on an airplane.




















