İngilizce’de gelecek zaman (Future Tense) anlatımında birkaç farklı yapı kullanılıyor. Bunlar, gelecekteki olayları veya planları ifade etmek için kullanılıyor. Şimdi en yaygın gelecek zaman kullanımlarına örneklerle bakalım. Öncelikle ders içersindeki yeni kelimeleri gözden geçirin.
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| choose | seçmek |
| Walk | Yürümek |
| help | yardım etmek |
| know | bilmek |
| lose | kaybetmek |
| watch | izlemek |
| send | göndermek |
| stand | durmak |
| teach | öğretmek |
| visit | ziyaret etmek |
| stay | kalmak |
| travel | gezmek,seyahat |
| Study | ders çalışmak |
| Clean | temizlemek |
Will Future (Gelecek Zaman – “will” ile)
Bu yapı, gelecekteki olaylar, kararlar ve olacak şeyler için kullanılıyor. Plan yapmadan, anlık kararlar alırken kullanılıyor.
“Will” kullanarak gelecek zaman cümleleri oluştururken, Türkçeye çevrilirken genellikle “will” fiilinin Türkçedeki karşılığı “olacak” veya “yapacak” şeklinde ifade edilir. İngilizce “will” yardımcı fiili, gelecekte yapılacak eylemleri veya gerçekleşmesi beklenen durumları ifade eder.
1. Will + Base Verb (will + fiil kökü)
Subject + will + verb (base form)
Gelecek zaman için, “will” her zaman mastar halinde kullanılır ve ardından fiil gelir. Yani, fiil hiçbir şekilde değişmez (örneğin, “go”, “study”, “arrive” gibi).
Bu zamanda kullanılan zarflar
| Zarf | Anlamı | Kullanım |
|---|---|---|
| Tomorrow | Yarın | Gelecek gün için kullanılır. |
| Soon | Yakında | Kısa bir süre içinde gerçekleşecek bir şey için kullanılır. |
| Next week/month | Gelecek hafta/ay | Belirli bir zaman diliminde gerçekleşecek eylemler için kullanılır. |
| In the future | Gelecekte | Gelecek zaman hakkında genel bir ifade kullanımıdır. |
| Later | Daha sonra | Belirli bir zamanda gelecekte gerçekleşecek bir şey için kullanılır. |
| Eventually | Nihayetinde, sonunda | Bir şeyin zaman içinde, fakat kesin bir zaman dilimi belirtilmeden gerçekleşeceği anlamına gelir. |
| In a minute | Bir dakika içinde | Kısa bir süre içinde gerçekleşmesi beklenen bir olay için kullanılır. |
| Shortly | Kısa bir süre sonra | Yakın bir zamanda olacak bir eylem için kullanılır. |
| Probably | Muhtemelen | Bir olayın gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu ifade eder. |
| Definitely | Kesinlikle | Bir olayın kesinlikle gerçekleşeceğini belirtir. |
| Certainly | Kesinlikle | Olacak bir şeyin kesinliğini vurgulamak için kullanılır. |
| Sooner or later | Er ya da geç | Bir olayın ne zaman olursa olsun gerçekleşeceğini anlatır. |
Kullanım:
Gelecekteki kesin ya da olası olaylar:
I will visit my grandmother tomorrow.
Yarın büyükannemi ziyaret edeceğim.
It will rain later.
Sonra yağmur yağacak.
Gelecekteki anlık kararlar:

örneğin;
I’ll have the chicken, please.
Tavuğu alacağım, lütfen.
I will go to the store.
Mağazaya gideceğim.

örneğin;
We will watch a movie tonight.
Bu gece bir film izleyeceğiz.

örneğin;
He will give a speech at the conference next week.
O, gelecek hafta konferansta bir konuşma yapacak.

örneğin;
They will stand in line for the concert tickets.
Konser biletleri için sırada bekleyecekler.

örneğin;
We will wait for you at the restaurant.
Seni restoranda bekleyeceğiz.

örneğin;
My teacher will teach us new grammar rules tomorrow.
Öğretmenim yarın yeni dilbilgisi kuralları öğretecek.
örneğin;
I will choose a gift for her tomorrow.
Yarın onun için bir hediye seçeceğim.
They will help us with the project.
Bize projeyle yardımcı olacaklar.
She will know the result by tomorrow.
Sonucu yarına kadar bilecek.
I will lose my keys if I’m not careful.
Dikkatli olmazsam anahtarlarımı kaybedeceğim.
I will send the report later today.
Raporu bugün sonra göndereceğim.
3. Present Continuous Future (Şimdiki Zaman – Gelecek Zaman Anlamı)
Present continuous (şimdiki zaman), önceden planlanmış ve kesinleşmiş olaylar için kullanılır. Gelecek zamanla bağlantılıdır çünkü planlanmış eylemler için kullanılır.
Present continuous (şu anda yapılıyor) yapısı, gelecekteki planlar ve düzenlemeler için de kullanılabilir. Bu, daha önce planlanmış, kesinleşmiş olayları ifade eder.
örneğin;
I am meeting with my friend tomorrow.
Yarın arkadaşımla buluşacağım.
Going to Future (Gelecek Zaman – “going to” ile)
Be Going To + Base Verb (be going to + fiil kökü)
“Be going to” yapısı, planlar, niyetler, ya da gelecekteki olasılıklar için kullanılır. Genellikle bir şeyin yapılması kararlaştırıldığında veya bir şeyin olacağına dair güçlü bir belirti olduğunda kullanılır.
Subject(özne) + am/is/are + going to + verb (base form)
Kullanım:
Planlar ve niyetler:
örneğin;
I am going to travel to London.
Londra’ya seyahat edeceğim.
I am going to visit my parents next weekend.
Gelecek hafta sonu anne-babamı ziyaret edeceğim.
Gelecekteki olasılıklar veya tahminler (bir durumdan çıkarım yaparak):

örneğin;
They’re going to win the game.
Oyunu kazanacaklar.

örneğin;
Look at those dark clouds! It’s going to rain soon.
Şu karanlık bulutlara bak! Yakında yağmur yağacak.

örneğin;
I am going to choose a new book to read.
Yeni bir kitap seçmeyi düşünüyorum.

örneğin;
I am going to lose my phone if I don’t find it soon.
Telefonumu çabuk bulmazsam kaybedeceğim.

örneğin;
My sister is going to teach me how to bake a cake.
Kız kardeşim bana kek yapmayı öğretecek.

örneğin;
We are going to wait for the bus at the station.
Otobüs için istasyonda bekleyeceğiz.

örneğin;
They are going to help us move to the new office.
Yeni ofise taşınmamıza yardımcı olacaklar.
örneğin;
He is going to give a presentation at the meeting tomorrow.
Yarın toplantıda bir sunum yapacak.
She is going to know the answer in a minute.
Bir dakika içinde cevabı bilecek.
We are going to watch the match this weekend.
Bu hafta sonu maçı izleyeceğiz.
I am going to send you the details soon.
Yakında sana detayları göndereceğim.
They are going to stand in the queue for the tickets.
Biletler için kuyrukta duracaklar.
Future Continuous (Will be + verb + -ing)
Future Continuous yapısı, gelecekteki bir zamanda devam etmekte olacak bir eylem ya da bir eylemin belirli bir zamanda devam ediyor olacağı durumu ifade eder.
Subject + will + be + verb + -ing
Kullanım:
Gelecekteki bir eylem (belirli bir zamanda devam etmekte olacak):

örneğin;
This time next week, I will be lying on the beach.
Gelecek hafta bu zamanlar sahilde uzanıyor olacağım.
örneğin;
I will be studying English tomorrow morning.
Yarın sabah İngilizce çalışıyor olacağım.
This time next week, I will be traveling to Istanbul.
Gelecek hafta bu zamanlar, İstanbul’a seyahat ediyor olacağım.
At noon, she will be cooking lunch for her family.
Öğle saatlerinde, ailesi için öğle yemeği pişiriyor olacak.
Tomorrow night, we will be watching a movie together.
Yarın gece, birlikte film izliyor olacağız.
This time next month, I will be learning how to swim.
Gelecek ay bu zamanlarda, yüzmeyi öğreniyor olacağım.
At 3 PM tomorrow, they will be visiting the museum.
Yarın öğleden sonra 3’te, müzeyi geziyor olacaklar.
In a few seconds, I will be calling my friend.
Birkaç saniye içinde, arkadaşıma telefon açıyor olacağım.
By 7 PM, we will be eating dinner at the restaurant.
Saat 7’ye kadar, restoranda akşam yemeğini yiyor olacağız.
This weekend, we will be cleaning the house.
Bu hafta sonu, evi temizliyor olacağız.
Future Perfect (Will have + past participle)
Future Perfect yapısı, gelecekte bir zamanda tamamlanmış bir eylem için kullanılır. Bu, gelecekte belirli bir zamana kadar gerçekleşmiş olacak bir durumu ifade eder.
Future Perfect, bir eylemin gelecekte belirli bir zamanda tamamlanmış olacağı durumu anlatır. “Will have” + geçmiş zaman fiili yapısı kullanılır.
Subject + will + have + past participle
Kullanım:
Gelecekte tamamlanmış eylemler:
Örneğin;
They will have finished the project by Friday.
Cuma günü projeyi bitirmiş olacaklar.
I will have cleaned the house by noon.
Öğlen olana kadar evi temizlemiş olacağım.

örneğin;
By next year, I will have graduated.
Gelecek yıl mezun olmuş olacağım.

örneğin;
By tomorrow, I will have chosen the perfect gift for her.
Yarın, ona mükemmel hediyeyi seçmiş olacağım.

örneğin;
By next week, he will have given his final presentation.
Gelecek hafta, son sunumunu yapmış olacak.

örneğin;
By next year, I will have lost a lot of weight.
Gelecek yıl, çok kilo kaybetmiş olacağım..
Örneğin;
They will have helped us with the project by the end of this month.
Bu ayın sonuna kadar projeyle bize yardımcı olmuş olacaklar.
She will have known the result by the time we meet.
Biz buluştuğumuzda, sonuca dair bilgisi olmuş olacak.
By 9 PM, we will have watched all the episodes.
Saat 9’a kadar tüm bölümleri izlemiş olacağız.
By tomorrow, I will have sent the package.
Yarına kadar paketi göndermiş olacağım.
By the time you get home, I will have waited for over an hour.
Eve vardığında, ben bir saattir beklemiş olacağım.
Future Perfect Continuous (Will have been + verb + -ing)
Future Perfect Continuous, gelecekte bir noktada başlayıp devam etmekte olan uzun süreli bir eylemi ifade eder.
Subject + will + have been + verb + -ing
Kullanım:
Gelecekte uzun süre devam edecek bir eylem:
By the time she arrives, I will have been working for two hours.
O geldiğinde, iki saattir çalışıyor olacağım.
In December, we will have been living here for five years.
Aralık ayında, burada beş yıldır yaşıyor olacağız.)
I will have been reading for two hours by the time you arrive.
Sen geldiğinde, iki saattir okuyordum olacak.
Bu, İngilizce’deki gelecek zaman yapılarının temel bir özeti. Hangi yapıyı kullanacağın, ne tür bir anlam iletmek istediğine bağlı olarak değişir. Gelecek zaman konusunu daha derinlemesine anlamak için örnekler üzerinde çalışmak faydalı olacaktır!
HTML ve CSS ile 15 Soruluk Test (Akordiyon ve Input Alanları)
Aşağıdaki kodda her sorunun altında input alanı yer alacak ve altında akordiyon cevabı (Türkçe) olacak şekilde yapılandırılmıştır. Bu, yalnızca HTML ve CSS kullanarak gerçekleştirilmiştir.












