Bu dersimizde geçmiş zaman ile birlikte hem yeni kelimeler hem de 10 yeni fiil öğreniyoruz. Bu dersler, dil öğrenmeye yeni başlayanlar için oldukça basit ve ayrıca anlaşılır bir yapıya sahiptir. Konular, temel düzeyde ele alınarak hem de her bir başlıkta yeni kelimeler ve ifadeler öğrenmeniz sağlanır.
Ancak, dilbilgisi konuları daha detaylı bir şekilde ayrı bir başlık altında sunulmaktadır. Bu sayede, öğrendiğiniz kelimelerle dilbilgisi kurallarını daha kolay bir şekilde birleştirerek, dilin temellerini sağlam bir şekilde atabilirsiniz. Şimdi yeni fiil ve kelimelerimize bakalım.
| İngilizce Fiil | Türkçe Anlamı | Geçmiş Zaman (2. Hali) |
|---|---|---|
| buy | satın almak | bought |
| run | koşmak | ran |
| sleep | uyumak | slept |
| speak | konuşmak | spoke |
| meet | buluşmak / tanışmak | met |
| hear | duymak | heard |
| become | olmak | became |
| begin | başlamak | began |
| bring | getirmek | brought |
| fall | düşmek | fell |
İngilizce’deki geçmiş zamanlar (Past Tenses), geçmişteki olayları anlatırken kullandığımız farklı yapıları ifade eder. Her bir zaman, belirli bir anlamı taşır ve olayın zamanını, süresini veya tamamlanıp tamamlanmadığını belirtir.
Geçmiş Zaman (Past Simple Tense):
geçmişte tamamlanmış eylemleri anlatmak için kullanılır. Bu, geçmişte bir noktada yapılmış ve ayrıca bitmiş olan eylemler için en yaygın kullanılan zamandır.
Cümlelerinde fiilin ikinci hali kullanılır. Düzenli fiillerin ikinci hali “-ed” ekini alır. Fakat düzensiz fiillerin ise belirli bir ikinci hali vardır. Ayrıca bu zaman ile ilgili konu anlatımına da bakabilirsiniz. Şimdi bu zaman ile kullanacağımız zarflara bakalım.
Geçmiş zaman zarfları
| İngilizce | Türkçe |
|---|---|
| Yesterday | Dün |
| Last week | Geçen hafta |
| Last month | Geçen ay |
| Last year | Geçen yıl |
| Ago | – önce (örneğin, 2 gün önce) |
| In the past | Geçmişte |
| Previously | Önceden |
| Once | Bir zamanlar |
| Before | Önce |
| Earlier | Daha önce |
| A long time ago | Çok uzun zaman önce |
| Not long ago | Yakın zamanda |
| In the old days | Eski zamanlarda |
| In those days | O zamanlarda |
| Formerly | Eskiden |
Fiil kuralları
Düzenli Fiiller: Fiilin sonuna “-ed” eklenir. Örneğin;
play → played.
work → worked.
talk → talked
Düzensiz Fiiller: Bu fiillerin ikinci halleri ezberlenmelidir. Fiilin ikinci hali her zaman farklı olabilir. Aşağıda bazı düzensiz fiillerin çekimlerini göreceksiniz. Örneğin;
go → went.
eat → ate.
see → saw
Kullanım:
Geçmişte tamamlanmış eylemler:

örneğin;
She watched the movie last night.
Dün gece filmi izledi.

örneğin;
I visited my grandmother yesterday.
Dün büyükannemi ziyaret ettim.

örneğin;
We went to Paris last year.
Geçen yıl Paris’e gittik.
Belirli bir zaman diliminde yapılmış eylemler:
örneğin.
He graduated two years ago.
İki yıl önce mezun oldu.
Olumlu Cümleler (Affirmative Sentences):
(Özne) + (Fiil)(2.hal) +(Nesne)

mesela;
I bought a new car.
Yeni bir araba aldım.
Örneğin;
She ran to the bus stop.
Otobüs durağına koştu.
I played football yesterday.
Dün futbol oynadım.
She went to the store last week.
Geçen hafta dükkana gitti.
Olumsuz Cümleler:
Bu zaman da olumsuz cümleler yapmak için did not (kısaltılmış haliyle didn’t) kullanılır ve ayrıca fiil birinci haliyle kullanılır.
Özne + yapmadı (didn’t) + Fiil (1. Hali) + Nesne.
örneğin;
I didn’t buy the book.
Kitabı almadım.
He didn’t run yesterday.
Dün koşmadı.

örneğin;
He did not (didn’t) eat lunch.
Öğle yemeği yemedi.
örneğin;
I did not (didn’t) go to the park yesterday.
Dün parka gitmedim.
They did not (didn’t) see the movie.
Filmi izlemediler.
I didn’t play football yesterday.
Dün futbol oynamadım.
She didn’t go to the store last week.
Geçen hafta mağazaya gitmedi.
Soru Cümleleri:
Geçmiş zamanlı soru cümleleri için did yardımcı fiili kullanılır ve ayrıca fiil birinci haliyle gelir.
Did + özne + fiil (1. Hali) + nesne?
örneğin;
Did you go to the party last night?
Dün gece partiye gittin mi?
Did he eat the cake?
Pastayı yedi mi?
Did they see the new movie?
Yeni filmi izlediler mi?
örneğin;
Did you play football yesterday?
Dün futbol oynadın mı?
Did she go to the store last week?
Geçen hafta markete gitti mi?
özet olarak;
- Geçmiş zaman, geçmişte tamamlanmış eylemleri ifade eder. Düzenli fiiller -ed ekini alırken, düzensiz fiillerin ikinci halleri farklıdır.
- Did yardımcı fiili olumsuz ya da soru cümlelerinde kullanılır. Geçmiş zaman cümlesinde fiil birinci haliyle gelir.
- Olumlu cümlelerde fiilin ikinci hali kullanılır.
Yeni fiiller ile cümleler
1. Buy (Satın almak):
Geçmiş Zaman: bought
Örneğin;
She didn’t buy the dress.
Elbiseyi almadı.

örneğin;
I bought a new phone yesterday.
Dün yeni bir telefon aldım.
2. Run (Koşmak):
Geçmiş Zaman: ran
örneğin;
They didn’t run fast enough.
Yeterince hızlı koşmadılar.

örneğin;
He ran 5 kilometers in the morning.
Sabah 5 kilometre koştu.
3. Sleep (Uyumak):
Geçmiş Zaman: slept
örneğin;
She didn’t sleep well yesterday.
Dün gece iyi uyumadı.

örneğin;
I slept for 8 hours last night.
Dün gece 8 saat uyudum.
4. Speak (Konuşmak):
Geçmiş Zaman: spoke
örneğin;
He spoke to the manager yesterday.
Dün müdürle konuştu.
We didn’t speak much during the meeting.
Toplantı sırasında çok konuşmadık.
5. Meet (Buluşmak/Tanışmak):
Geçmiş Zaman: met
örneğin;
She didn’t meet anyone at the party.
Partide kimseyle buluşmadı.

örneğin;
I met my friend at the cafe.
Kafede arkadaşımla buluştum.
6. Hear (Duymak):
Geçmiş Zaman: heard
örneğin;
They didn’t hear the alarm.
Alarmı duymadılar.

örneğin;
I heard a strange noise.
Garip bir ses duydum.
7. Become (Olmak):
Geçmiş Zaman: became
örneğin;.
She didn’t become the leader.
Lider olmadı.

örneğin;
She became a doctor last year.
Geçen yıl doktor oldu.
8. Begin (Başlamak):
Geçmiş Zaman: began
örneğin;
The movie began at 8 PM.
Film saat 8’de başladı.
I didn’t begin the project on time.
Projeye zamanında başlamadım.
9. Bring (Getirmek):
Geçmiş Zaman: brought
örneğin;
They didn’t bring enough food.
Yeterince yemek getirmediler.

örneğin;
She brought a gift for my birthday.
Doğum günüm için bir hediye getirdi.
10. Fall (Düşmek):
Geçmiş Zaman: fell
örneğin;
The leaves didn’t fall from the tree.
Yapraklar ağaçtan düşmedi.

örneğin;
I fell down the stairs yesterday.
Dün merdivenlerden düştüm.
Past Continuous Tense (Şimdiki Zamanın Geçmişi / Süreklilik İfadesi)
Past Continuous (Geçmişte Süreklilik) geçmişte bir zaman diliminde devam etmekte olan eylemleri ifade etmek için kullanılır. Bu zaman aynı zamanda geçmişteki iki olayın aynı anda gerçekleştiği durumlarda da kullanılır.
Subject + was/were + verb + -ing
Kullanım:
Geçmişte bir noktada devam eden eylemler:
örneğin;
They were watching TV at 8 p.m. yesterday.
Dün saat 8’de televizyon izliyorlardı.

örneğin;
I was reading when she called me.
O bana telefon ettiğinde kitap okuyordum.

örneğin;
She was cooking dinner when I arrived.
Ben geldiğimde o akşam yemeğini pişiriyordu.

örneğin;
We were studying all night.
Bütün gece ders çalışıyorduk.
Geçmişte bir süre boyunca devam eden eylemler:
Was (I, He, She, It) ve were (You, We, They) kullanılır.
Past Perfect Tense (Mükemmel Geçmiş Zaman)
Past Perfect (Mükemmel Geçmiş Zaman), geçmişteki iki eylemden birinin diğerinden önce gerçekleştiğini belirtmek için kullanılır. Yani, bir olay başka bir olaydan önce tamamlanmışsa, bu zaman kullanılır.
Subject + had + past participle (fiil 3. hali)
Kullanım:
İki geçmiş olaydan önce gerçekleşen bir eylem:
örneğin;
I had already eaten when they arrived.
Onlar geldiğinde ben zaten yemek yemiştim.
She had left before I called her.
Ben onu aramadan önce gitmişti.
We had finished our homework before the movie started.
Film başlamadan önce ödevimizi bitirmiştik.
Past Perfect, geçmişteki zaman sırasını netleştirmek için kullanılır.
Past Perfect Continuous Tense (Mükemmel Sürekli Geçmiş Zaman)
Geçmişte bir eylemin ne kadar süreyle devam ettiğini belirtmek için kullanılır. Bu, geçmişte uzun süre devam eden bir eylemi ifade eder.
Subject + had + been + verb + -ing
Kullanım:
Geçmişte belirli bir süre devam eden eylemler:
örneğin;
They had been working all day when the power went out.
Elektrikler kesildiğinde bütün gün çalışıyorlardı.
She had been studying for hours before the exam.
Sınavdan önce saatlerce ders çalışıyordu.)

örneğin;
I had been waiting for two hours when he finally arrived.
O nihayet geldiğinde iki saattir bekliyordum.
Used To (Eskiden Yapılan Eylemler)
Used to, geçmişte sık yapılan ancak artık yapılmayan eylemler için kullanılır. “Eskiden” anlamına gelir.
Subject + used to + verb (base form)
Kullanım:
Geçmişte sürekli yapılan eylemler:
Örneğin;
She used to live in Paris.
O, Paris’te yaşardı.
I used to visit my grandparents every summer.
Her yaz büyükannemleri ziyaret ederdim.

örneğin;
I used to play football every weekend.
Eskiden her hafta sonu futbol oynardım.
Özet Tablosu:
| Zaman | Kullanım |
| Simple Past | Geçmişte tamamlanmış eylemler. |
| Past Continuous | Geçmişte bir noktada devam eden eylemler. |
| Past Perfect | Geçmişteki iki olaydan birinin diğerinden önce gerçekleşmiş olması. |
| Past Perfect Continuous | Geçmişte uzun süre devam eden eylemler. |
| Used To | Geçmişte sık yapılan ancak artık yapılmayan eylemler. |
Bu temel yapıların her birini örnek cümleler üzerinde çalışarak pekiştirebilirsiniz.

geçmiş zaman testi
ingilizce cümleleri türkçeye çevirin. Boşluklara yazıp cevabı ile kontrol edin.
Geçmiş Zaman Testi
1. I went to the park yesterday.
2. She was reading when I called.
3. I had finished my work before the meeting.
4. I had been waiting for an hour when she arrived.
5. I used to play football when I was a child.
6. I saw her at the store yesterday.
7. I was writing an email when the phone rang.
8. We had eaten dinner before the movie started.
9. He used to live in London.
10. They were playing when I arrived.
11. I had already drunk my coffee when she called.
12. I met him last week.
13. I had been working for two hours when he came.
14. She used to be my neighbor.
15. I opened the window because it was hot.













