İngilizce’de sıfatların karşılaştırılması, sıfatların üstünlük (comparative) ya da en üstünlük (superlative) halleriyle ilgili bir konudur.
İçindekiler
Şimdi sıfatların karşılaştırılmasıyla ilgili temel kurallar ve örneklere bakalım.
| sıfat | comparative | En.üstünlük |
|---|---|---|
| well–iyi | better-daha iyi | the best-en iyi |
| badly-kötü | worse-daha kötü | the worst-en kötü |
| much-çok | more-daha çok | the most-en çok |
| little-az | less-daha az | the least-en az |
Üstünlük
(Comparative) Karşılaştırma:
Açıkcası sıfatların karşılaştırılması yapılırken karşılaştırdığımız şeylerin ayrı ayrı şeyler olduğunu belirtmek için than kullanılıyor. Aynı cins şeyleri karşılaştırıyorsak the+ üstünlük şeklinde kullanılmalı. Örnek olarak;
- Kısa sıfatlarda genellikle “-er” takısı ekleniyor.
- Uzun sıfatlarda “more” kelimesi kullanılıyor.
- “than” kelimesiyle karşılaştırma yapılıyor.
Örneğin:
Fast (hızlı) → Faster (daha hızlı) than the other car.
Beautiful (güzel) → More beautiful (daha güzel) than the other painting.

örneğin;
Bu çocuk benden akıllı.
This boy is clever than me.
Örneğin;
O çocuk en akıllısı.
That boy is the cleverest.
-er..-er
Örneğin;
o giderek daha da gençleşiyor.
she is getting younger and younger.
the..üstünlük..the(ne kadar…o kadar)
Bu cümle kalıbı neden-sonuç ilişkisini ifade eder.
Örneğin;
The more you eat, the more weight you will gain.
Ne kadar çok yemek yersen,o kadar çok kilo alırsın.
The more books you read, the more knowledgeable you will be.
Ne kadar çok kitap okursan,o kadar çok bilgili olursun.
More..most kullanımı
Örneğin;
More money was spent than necessary.
Gerekenden daha fazla para harcandı.
more snowing than we expected today.
bugün beklediğimizden daha fazla kar yağıyor.
Çoğu Türk müziği beni eğlendiriyor.
Most Turkish music entertains me.
En üstünlük
2. (Superlative) Karşılaştırma:
Bir şeyi ..o şeyin bulunduğu gruptakilerle karşılaştırmak için kullanılırken başına the belirli tanım edatı kullanılıyor.
Örneğin;
Mete okulun en akıllı çocuğudur.
Mete is the cleverest boy in the school.
- Kısa sıfatlarda genellikle “-est” takısı ekleniyor.
- Uzun sıfatlarda “most” kelimesi kullanılıyor.
- “the” kelimesiyle birlikte kullanılıyor.
Örneğin;
Örneğin;
Fast (hızlı) → Fastest (en hızlı) car in the race.
Beautiful (güzel) → Most beautiful (en güzel) painting in the gallery.
İstisnalar:
- Bazı sıfatlar, üstünlük ve en üstünlük hallerinde düzensizdir. Örneğin:
- Good (iyi) → Better (daha iyi) → Best (en iyi)
- Bad (kötü) → Worse (daha kötü) → Worst (en kötü)
İngilizce sıfatlar ..Üstünlük ve en üstünlük : sadece derecelendirilebilen sıfatlar ile yapılır.
Karıştırılan sıfatlar
| sıfat | üstünlük | en üstünlük |
|---|---|---|
| bad | worse | worst |
| ill | worse | worst |
| good/well | better | The best |
| far(yer) | farther | farthest |
| far(yer ve zaman) | further | furthest |
| little(miktar) | less | least |
| little(boyut) | smaller | smallest |
| late(zaman) | later | Latest |
| late(sipariş) | latter | last |
| many | more | most |
| old(kişi,nesne) | Older | Oldest(en yaşlı) |
| old(aile fertleri) | elder | eldest |
| much | more | most |
as…as
kişi ya da nesne için kullanılır. Bu karşılaştırmada benzer olduklarını ifade etmek için kullanılır.

örneğin;
My arm is as strong as its arm.
Benim kolum onun kolu kadar güçlü.
örneğin;
My legs are as beautiful as her legs.
Benim bacaklarım onun bacakları kadar güzel.
Bazı as..as formunda olan ifadeler kalıplaşmıştır. Bazıları…
| as preety as a picture | bir resim kadar güzel |
| as cold as ice | buz kadar soğuk |
| as hot as fire | ateş kadar sıcak |
| as white as snow | kar kadar beyaz |
| as soft as cotton | pamuk kadar yumuşak |
As…as : İsim ya da zamir önüne gelirse;
Kedi benim kedim kadar sevimli.
The cat is as cute as my cat. (Edat)
Cümleden önce gelirse;
köpek ayı kadar büyük.
the dog is as big as bear is.(cümle) bağlaç oldu.
the same + isim + as
Onunla aynı dersi öğrenir.
She learns the same lesson as his.
Benzerlik ve farklılık

Gözleri sizinkinden farklı.
Her eyes are different from yours.
Gözleri seninkine benziyor.
Her eyes are similar to yours.
Gözleri seninkiyle aynı.
Her eyes are the same as yours.
benzerlik
Benzerlikleri yaparken derecelendirme de yapabiliriz. Benzerliklerimize kesinlik ..anlam katarız.
Gözleri sadece / neredeyse / tamamen seninkiyle aynı.
Her eyes are just / almost /exactly the same as yours.
So…as
Kıyaslarken ..Daha önce öğrendiğimiz as..as (kadar) formunun zıttı gibi de düşünebiliriz. So…as(kadar ..değil)
Kız onun kadar güzel değil.
The girl is not so pretty as her.