İtalyanca ders 18 konumuz ‘‘sahip olmak’ fiili. Konumuz ile beraber bir adet de soru zamirine bakacağız. “nekadar?”. Şimdi İtalyanca ders 18 kelimelerimizi ezberleyelim.
Düşünce ve İletişim Fiilleri
✅ Düşünmek : Pensare
Pensare fiilini kullanırken neyi/kimi düşündüğünüze bağlı olarak arkasına gelen edat hayati önem taşır.
Pensare A (+ İsim): Bir şeyi veya bir kimseyi zihninde canlandırmak, onu düşünmek demektir.
Örnek:
Devo pensare al mio futuro.
Geleceğimi düşünmek zorundayım.

Örnek: .
Penso a te ogni giorno.
Her gün seni düşünüyorum.
Pensare DI (+ Fiil): Bir şeyi yapmayı planlamak, niyetlenmek veya bir şey hakkında fikre sahip olmak demektir.
Örnek:
Penso di andare in Italia quest’anno.
Bu yıl İtalya’ya gitmeyi düşünüyorum/planlıyorum.

örneğin;
Che cosa pensi di questo libro?
Bu kitap hakkında ne düşünüyorsun? – Fikrin ne?
Pensare CHE (+ Congiuntivo): “Bence…” diyerek bir görüş belirtirken kullanılır. Arkasından gelen fiil İtalyancadaki “istek/olasılık kipi” (Congiuntivo) ile çekimlenir.

Örnek: .
Penso che sia una buona idea.
Bence bu iyi bir fikir. / İyi bir fikir olduğunu düşünüyorum
İtalyancada “Düşünmek” Anlamına Gelen Diğer Fiiller
Riflettere (üzerinde düşünmek / kafa yormak): Bir konuyu derinlemesine, mantık süzgecinden geçirerek düşünmektir. Genellikle su (üzerine) edatı ile kullanılır.
Örnek: Devo riflettere su questa decisione.
Bu karar üzerine düşünmeliyim.
Ragionare (akıl yürütmek / mantıklı düşünmek): Duygulardan uzak, mantıklı bir sonuca varmak için düşünmektir.
Örneğin: Cerchiamo di ragionare logicamente.
Mantıklı bir şekilde akıl yürütmeye çalışalım.
Meditare (derin düşünmek / meditasyon yapmak): Hem felsefi/dini anlamda meditasyon yapmak hem de bir konuyu çok uzun süre, her yönüyle tartmak demektir.
Credere / Ritenere (inanmak / öyle saymak): Görüş belirtirken “bence” anlamında Pensare yerine çok sık kullanılırlar.
Örnek: Ritengo che sia giusto.
Bunun doğru olduğunu düşünüyorum/düşüncesindeyim.
Sempre (Her zaman / Daima) — Zaman Zarfı
Cümlelerde sıklık belirtmek için en çok kullanılan zarftır. Genellikle çekimlenmiş fiilden hemen sonra gelir.
Örnek: Ho sempre le chiavi in borsa. (Çantamda her zaman anahtarlarım vardır.)
Anche (De / Da / Ayrıca) — Bağlaç/Zarf
Cümleye “ekleme” veya “dahil etme” anlamı katar. Vurgulanmak istenen kelimenin hemen önüne gelir.
Örnek: Anche Albert aveva un orologio verde. (Albert’in de yeşil bir kol saati vardı.
✅ söylemek : Raccontare
Raccontare, İngilizcedeki tell a story/narrate mantığına sahiptir. Bir olayı, anıyı, rüyayı, fıkrayı veya hikayeyi kronolojik olarak birine aktarmak demektir.
Yapısı: Raccontare qualcosa (bir şeyi) a qualcuno (birine).
Örnek: Ti voglio raccontare una storia.
Sana bir hikaye anlatmak istiyorum.
Raccontami tutto!
Bana her şeyi anlat!
İtalyancada konuşma ve söyleme eylemleri çok net çizgilerle ayrılmıştır:
Dire (Söylemek / Demek): İngilizcedeki Say veya Tell (bilgi verme) karşılığıdır. Kısa bir sözü, bir bilgiyi veya gerçeği söylemek için kullanılır.
Örnek: .
Mi ha detto che viene domani.
Bana yarın geleceğini söyledi.
Dimmi la verità.
Bana gerçeği söyle.
Parlare (Konuşmak): İngilizcedeki Speak/Talk karşılığıdır. Bir dili konuşmak veya biriyle karşılıklı sohbet etmek/konuşmak eylemini ifade eder. Genellikle con (ile) veya di (hakkında) edatlarıyla kullanılır.
Örnek: .
Parlo italiano.
İtalyanca konuşuyorum.
Devo parlare con Marco.
Marco ile konuşmam lazım.
Spiegare (Açıklamak): Bir konunun anlaşılması için detaylıca anlatmak, izah etmek demektir.
Örnek: .
Il professore spiega la lezione.
Profesör dersi anlatıyor/açıklıyor.
Esprimere (İfade etmek): Düşünceleri, duyguları veya fikirleri sözlü ya da yazılı olarak dışa vurmaktır.
Örnek: .
Non so come esprimere la mia gioia.
Sevincimi nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum.
Üretim ve Kullanım Fiilleri
✅ Kullanmak : Usare / Utilizzare
Genel olarak bir nesneyi, aracı veya yöntemi kullanmak demektir.
Örnek:
Posso usare il tuo telefono?
Telefonunu kullanabilir miyim?

Örnek: Uso il computer per lavorare.
Çalışmak için bilgisayar kullanıyorum.
✅ Utilizzare (Daha resmi / Faydalanmak)
Bir şeyden tam anlamıyla yararlanmak, onu işlevsel bir amaçla tüketmek veya kullanmak anlamına gelir.
Örnek: Dobbiamo utilizzare meglio le nostre risorse.
Kaynaklarımızı daha iyi kullanmalıyız.
Başka “Kullanmak” Fiilleri Var mı?
Adoperare:Genellikle el aletleri, araç gereçler veya belirli bir yeteneği/kelimeyi kullanırken tercih edilir.
Adopera gli occhiali per leggere.
Okumak için gözlük kullanıyor.
Servirsi di: Bir şeyi aracı olarak kullanmak, ondan yardım/fayda sağlamak demektir.
Si serve dei mezzi pubblici.
Toplu taşımayı kullanıyor.
Impiegare: Genellikle zaman veya para kullanmak/harcamak anlamındadır.
Impiego due ore per andare al lavoro.
İşe gitmek için iki saat kullanıyorum/harcıyorum.
✅ Denemek : Provare / Tentare
Provare (En yaygın kullanım)
Bir şeyi yapmayı denemek anlamında arkasından “a” edatı alarak kullanılır.
Provare a fare.
Yapmayı denemek.
Provo a parlare in italiano.
İtalyanca konuşmayı deniyorum.
Kıyafet denemek veya bir yemeğin tadına bakmak için de yine Provare kullanılır.
Tentare ise daha çok “teşebbüs etmek” anlamındaki daha zorlu denemeler için tercih edilir.
Voglio provare questa camicia.
Bu gömleği denemek istiyorum. – Kıyafet odasında
Tentare (Teşebbüs etmek / Şansını zorlamak)
Genellikle başarılması zor bir şeyi yapmaya çalışmak, girişimde bulunmak anlamındadır. Arkasından “di” edatı alır.
Örnek: Ha tentato di scappare.
Kaçmayı denedi/girişti.
Başka “Denemek” Fiilleri Var mı?
Assaggiare: Sadece yiyecek ve içeceklerin tadına bakmak, denemek anlamında kullanılır.
Vuoi assaggiare la pizza?
Pizzayı denemek/tadan bakmak ister misin?
Sperimentare: Bir yöntemi, teoriyi veya yeni bir ürünü bilimsel/deneysel olarak test etmek demektir.
Gli scienziati sperimentano una nuova cura.
Bilim insanları yeni bir tedaviyi deniyor.
Tentare la fortuna: Bir İtalyan deyimidir, “Şansını denemek” anlamına gelir.
Voglio tentare la fortuna al casinò.
Kumarhanede şansımı denemek istiyorum.

örneğin;
Quanti libri hai letto?
Kaç kitap okudun? “Libri” (kitaplar) eril ve çoğul bir isimdir.

örneğin;
Quante mele hai mangiato?
Kaç elma yedin?
Burada “quante mele” daha yaygındır.

örneğin;
Quanti amici hai?
Kaç arkadaşın var?
“Amici” (arkadaşlar) eril ve çoğul bir isimdir.

örneğin;
Quante macchine ci sono nel parcheggio?
Otoparkta kaç araba var?
“Macchine” (arabalar) dişil ve çoğul bir isimdir.
✅ İtalyanca ders 18 ; Sahip olmak fiili : avere
‘sahip olmak’ fiili, italyancada oldukça yaygın ve ayrıca farklı bağlamlarda karşımıza çıkar.
Temel Anlamı
Bir Şeye Veya Bir Özelliğe Malik Olmak
En temel anlamıyla “sahip olmak,” bir nesnenin, bir mülkün, bir yeteneğin veya soyut bir özelliğin bir kişiye ait olması demektir.

örneğin;
Ben yeni bir arabaya sahip oldum. (Mülkiyet).
Ho una macchina nuova

örneğin;
Onlar büyük bir eve sahipler. (Mülkiyet).
Hanno una casa grande.
örneğin;
O, inanılmaz bir hafızaya sahip. (Yetenek).
Ha una memoria incredibile.
Yardımcı Fiil Olarak Kullanımı
“Sahip olmak,” bazı durumlarda isim soylu kelimelerle birleşerek birleşik fiiller oluşturur. Bu kullanımlarda genellikle temel anlamından uzaklaşır ve farklı anlamlar kazanır.
Örneğin:
Hakim olmak: Duruma veya bir konuya egemen olmak.
Olaylara tamamen hakim oldu.
Aveva il controllo totale degli eventi.
örneğin;
Razı olmak: Bir durumu veya teklifi kabul etmek.
Bu şartlara razı olduk.
Abbiamo accettato queste condizioni.
örneğin;
Mahcup olmak: Utanmak ya da sıkılmak.
Yaptıklarından dolayı çok mahcup oldu.
Era molto imbarazzato per quello che aveva fatto.
örneğin;
Mecbur olmak: Bir şeyi yapmak zorunda kalmak.
Erken kalkmaya mecbur oldum.
Ho dovuto alzarmi presto.
Varlık Bildirme Anlamında
“Var” kelimesi yerine, özellikle daha resmi veya vurgulu bir ifadeyle “sahip olmak” kullanılabilir. Bu kullanımda genellikle “-e sahip” yapısı tercih edilir.
Örneğin:.
Bu şirketin birçok şubesi var. (Daha yaygın kullanım).
Questa azienda ha molte filiali.

örneğin;
Benim birkaç arkadaşım var.
Ho alcuni amici.
Ben birkaç arkadaşa sahibim. (Daha vurgulu)
Soyut Anlamlarda Kullanımı
“Sahip olmak,” soyut kavramlar ya da durumlar için de kullanılabilir.
Örneğin:.
Büyük hayallere sahip.
Ha grandi sogni.
- Geçişli Bir Fiildir: Genellikle bir nesne alır (neye sahip olunduğunu belirtir).
- Çekimlenir: Zamanlara, kişilere ve sayılara göre çekimlenebilir.
çekimleri
şimdiki zaman
| Özne | Çekim | Anlamı |
|---|---|---|
| Io | ho | Benim var / Sahibim |
| Tu | hai | Senin var / Sahibisin |
| Lui/Lei/Lei | ha | Onun var / Sahibi |
| Noi | abbiamo | Bizim var / Sahibiyiz |
| Voi | avete | Sizin var / Sahibisiniz |
| Loro | hanno | Onların var / Sahipler |
imperfect
| io | avevo | I had-sahiptim-benim…vardı |
| tu | avevi | you had-sahiptin-senin…vardı |
| lui/lei | aveva | he/she/it had-sahipti-onun.. vardı |
| noi | avevamo | we had-sahiptik-bizim ..vardı |
| voi | avevate | you had-sahiptiniz-sizin ..vardı |
| loro | avevano | they had-sahiptiler-onların ..vardı |
gelecek
| io | avrò | I will have-sahip olacağım-benim…var olacak |
| tu | avrai | you will have-sahip olacaksın-senin…var olacak |
| lui/lei | avrà | he/she/it will have-sahip olacak-onun.. var olacak |
| noi | avremo | we will have-sahip olacağız-bizim ..var olacak |
| voi | avrete | you will have-sahip olacaksın-sizin ..var olacak |
| loro | avranno | they will have-sahip olacaklar-onların ..var olacak |

örneğin;
partiye kaç kişi geldi?
Quante persone sono venute alla festa?

örneğin;
Benim bir arabam var.
ben bir otomobile sahibim.
(io) ho un auto

örneğin;
Kaç tane topun var?
Quante palline hai?
Onun yedi topu var
O yedi topa sahiptir.
Ha sette palle.

örneğin;
Babası bir kuşa sahiptir.
Babasının bir kuşu var.
Suo padre ha un uccello.

örneğin;
bir şemsiyeye sahibim.
bir şemsiyem var.
Ho un ombrello

örneğin;
Kedilerim var.
Ho dei gatti

örneğin;
kedilerin kaç tanesi sarı.
Quanti gatti sono gialli?

örneğin;
Bir tabağım vardı.
Avevo un piatto.

örneğin;
Çok pahalı bir arabası var.
Ha un’auto molto costosa.

örneğin;
Onun bir dükkanı var
Lui ha un magazzino.

örneğin;
Benim armutlarım var.
Ho delle pere.

örneğin;
Arkadaşım faremden çok korkuyordu.
Il mio amico aveva molta paura del mio topo.
| si … hai, senin..var | sen…sahipsin,senin..var |
| tu hai un lapis. | Bir kurşun kalemin var |
| Loro hanno orologi da polso | Onların kol saatleri var. |
Olumlu cümle

örneğin;
Polisin bir silahı var.
La polizia ha un’arma.
| O çocuğun bir topu var. | Quel ragazzo ha una palla. |
| Öğretmenin bir defteri var. | L’insegnante ha un quaderno. |
| Kız çocuğunun bir bisikleti var. | La ragazza ha una bicicletta. |
| Onun bir odası var. | Lui ha una stanza. |
| Onların bir odası var. | Hanno una stanza. |
| Doktorun bir çantası var. | Il dottore ha una borsa. |
| Annesinin ve babasının bir arabası var. | Tua madre e tuo padre hanno una macchina. |
| Ablasının evinin bahçesi var. | La casa di tua sorella ha un giardino. |
| Adamın gazeteleri var. | L’uomo ha i giornali. |
| Kadının okulları var.She is rich. | La donna ha scuole, è ricca. |

örneğin;
Peter’ın büyük bir evi vardı.
Peter aveva una grande casa.

örneğin;
Arkadaşımın iki mavi çantası vardı.
Il mio amico aveva due borse blu.

örneğin;
Bayan Alan’ın kırmızı bir ruju vardı.
La signora Alan aveva un rossetto rosso.

örneğin;
Bize gelen adamın elinde kocaman bir pasta vardı.
L’uomo che è venuto da noi aveva una torta enorme in mano.
olumsuz cümle

örneğin;
Doktorun bir arabası yoktu.
Il dottore non aveva una macchina

Bu içerikler ders 20 sonrası başlar. İsterseniz hertürlü kelimeyi bulabileceğiniz bu sayfaları ziyaret edip örneklere bakıp, testlerle kendinizi test edebilirsiniz. Öğrenmeye devam
İtalyanca ders 18 ;‘sahip olmak’ fiili ile ilgili mini test

‘Avere’ Fiili Alıştırması
İtalyanca Çeviri
Kelime testi
İtalyanca çeviri
Türkçe çeviri
Sitede öğrendiğiniz kelimeleri pekiştirmek ve günlük İtalyanca haberleri kolayca takip etmek için Easy Italian Newsplatformunu kullanabilirsiniz










